Mavi Suların Stratejik Silahı : TORPİDO

Torpido su altında yol alan, suüstü ve su altı hedeflerini imha etmek için kullanılan güdümlü mühimmattır. Torpidolar; denizaltılar ve suüstü gemileri için ölümcül bir sualtı tehdidi olma özelliğini, geçtiğimiz yüzyılda olduğu gibi, günümüzde de koruyan çok tehlikeli, stratejik ve pahalı silahlardır. Torpido üretebilmek bir ülkenin savunma sanayii için önemli bir başarıdır. ABD, Rusya, Almanya, Fransa, Çin, İtalya başlıca torpido üreticileri olmak üzere İsveç ve Türkiye de yerli torpidolarını envantere almak üzeredir.

İtalyan Blackshark 533 mm Ağır Torpido

Malzeme, mikro ve nano teknolojilerdeki gelişmeler, torpidoların, aynı anda birden fazla hedefi, 3 boyutlu ve yüksek çözünürlükte tespit edebilmesine, takip edebilmesine ve sınıflandırabilmesine olanak sağlamanın yanında gelişmiş karşı-karşı tedbir algoritmalarıyla donatılabilmesine de imkân vermiştir. Buna ek olarak, fiber-optik iletişim teknolojisindeki gelişmelerle birlikte torpidolar, fiber-optik kablo ile uzaktan kontrol edilebilmenin yanında atıldığı platforma yoğun bilgi aktarabilme yeteneği ile çok daha tehlikeli bir silah durumuna gelmiştir.

Su altında kendiliğinden hareket edebilen bir silah olan torpido 1866’da İngiliz mühendis Robert Whitehead tarafından icat edildi. Ancak bugün kullanılanlardan büyük farklılıkları olsa da torpidonun geçmişinin daha eskilere dayandığı söylenebilir.

Whitehead Torpedo

Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam’da Bilim ve Teknik kitabında, 1270 ve 1280 yılları arasında Moğolların Bağdat’ı istilasının hemen ardından Suriyeli mucit Hasan El-Rammah’ın “Kitâbü’l Fürusiyye ve’l-Menasibü’l-Harbiyye” adlı eserinde tarif ettiği ve “kendi kendine hareket eden ve yanan yumurta” olarak isimlendirdiği düzeneğin torpidonun tarihteki bilinen ilk örneği olduğundan bahsediyor.

Tarihteki bilinen ilk torpedo

Whitehead firması, torpidonun teknik ve muharip kapasitesinin sıkı bir şekilde gizli tutulması şartıyla başta Rusya olmak üzere bir dizi ülkeye bu silahı kolaylıkla satabilmişti. Bu minvalde bu silahın ilk kurbanının 93 Harbi sırasında Osmanlı Donanması olması çok da şaşırtıcı değildir. Rusların Karadeniz’deki güçlü Osmanlı Donanması varlığına karşı yürüttüğü asimetrik harekâtlar zincirinde Whitehead torpidosuyla Batum Limanı’nda Osmanlı Donanması’na ait İntibah ahşap gambotunu batırması, deniz harp tarihi açısından bir dönüm noktasını teşkil eder. Bu olay Karadeniz’deki Osmanlı deniz hâkimiyeti üzerinde ciddi bir etki yaratmadıysa da torpido ile silahlandırılmış botların (torpidobot) pratikte ne denli etkili bir platform olduğunu başta Osmanlı Devleti olmak üzere tüm dünyaya göstermiştir. 

Torpidolar, füzelere nazaran daha kısa menzilli ve yavaş olsalar bile şüphesiz denizlerdeki en tehlikeli silahlar arasında yer alır. Ayrıca bilindiği üzere bir geminin en zayıf olduğu noktalardan birisi de denizin altında kalan bölümüdür. Ağır sınıf bir torpido hedef savaş gemisine atıldıktan ve hedefini bulduktan sonra sonra gemiye çarpmak yerine yakın bir mesafede patlar. Patlama sonucu açığa çıkan şok dalgası ise geminin omurgasını kırar. 

Dünya donanmaları tarafından başlıca iki tür torpido kullanılmaktadır: Ağır (HWT) ve Hafif (LWT) Torpidolar: Ağır Torpidolar (HWT) denizaltılar tarafından hem düşman suüstü gemilerine hem de düşman denizaltılarına karşı kullanılmak üzere taşınır. 

Ağır torpidolar 533 mm ve 650 mm çapa, 1500 kg ve üstü ağırlığa sahip, son derece yüksek patlayıcı gücü sahip silahlardır. Rusya nükleer harp başlıklı ve roket motorlu torpidolar üretmiştir. Ancak dünyadaki neredeyse tüm torpidolar pervane ile tahrikli ve yüksek patlayıcılı harp başlıklıdır. Batı Bloğu ülkeleri 533 mm çaplı ağır torpidoları sadece denizaltılarda kullanır. Rus Ekolüne sahip ülkeler hem savaş gemilerinde hem de denizaltılarda 533 mm ağır torpido kullanır. Dünyada kullanılan bir diğer torpido çeşidi 650 mm çapa sahip ağır torpidolar. Bu torpidolar genellikle denizaltıdan seyir füzesi atmak için kullanılıyor. Ruslar, torpidoların içine seyir ve anti-gemi füzeleri yerleştirip, torpido su üstüne çıkınca füze ateşlenmekte. NATO’da bu amaçla 533 mm taşıyıcı torpidolar kullanılıyor. Bu torpidolar Sub-Harpoon anti-gemi füzesi fırlatmakta kullanılıyor.

Ağır torpidoların güdüm sistemi genellikle kablo güdümlü ile aktif-pasif sonar birlikteliği ile sağlanır. Torpido, fırlatılan denizaltıdan gelen bilgileri fiber optik kablo aracılığıyla hedefini bulur ve imha eder. Torpidodaki sonar ise yardımcıdır. Asıl güdüm çok gelişmiş sonarlara sahip denizaltıdan gönderilir. Bazı torpidolar ise sadece kendi sonarlarını kullanır. Torpidolar denizaltı tüpünden basınçlı hava ile fırlatılırlar. Sonra kendi motorları ile yol alır. Çoğu denizaltı elektrik bataryaları ile beslenen elektrik motoru ile yol alır. Bazılarında ise küçük içten yanmalı motorlar ve roket motorları bulunur.

Alman üretimi DM2A4, İtalyan üretimi Black Shark ve Fransız üretimi F-21 torpidoları tel güdümlü ve elektrik bataryalı tahrik sistemi ile çalışır. ABD üretimi Mk-48 ise tel güdümlü değil. Kendi gelişmiş sonarı ile yol alır. Motor olarak bir çeşit içten yanmalı motor kullanır. Daha eski olan bu torpido çok pahalıdır.

Fransız Üretimi 533 mm F-21 Ağır Torpido

Hafif torpidolar ise deniz karakol uçaklarından, deniz helikopterinden, savaş gemilerinden atılmak ve denizaltı avlamak için üretilmiş, ağır torpidolara karşı oldukça hafif ve küçük torpidolardır. Vurulacak hedefin bilgisi torpidoyu atan denizaltıdan gelir. Hafif torpidolar ise tamamen kendi güdüm sistemlerini kullanır. Aktif ve pasif sonarlara sahiptirler. Ağır torpidolar hem denizaltılara hem su üstü gemilerine karşı kullanılırken hafif torpidolar denizaltı avlamak için üretilmiştir. Hafif torpidolar genellikle atılan platforma bağlı olarak da değişen 10-20 km menzile sahipler. Dünyada ABD üretimi Mk-46/54 ve Çin üretimi Yu-7 hafif torpidoları hariç çoğunlukla elektrik bataryaları ve motoru ile yol alır. Mk-46/54 ve Yu-7 ise Otto Fuel II içten yanmalı motor kullanır. 

Mk-46 Hafif Torpido Atışı

Günümüzde geliştirilmiş sinyal ve taktik veri işlem yöntemlerine ek olarak, torpidolar ve atıldıkları platformlar, akıllı torpido yönetim sistemleri ve ultra-geniş bant sonar dizinleri arasında daha gelişmiş, iletişim sağlamada da ilerlemeler kaydedilmiştir. Akustik ve fiber optik iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, torpido sensörleri ile denizaltıların sensörlerinden alınan verilerin birlikte değerlendirilmesi ile muharebe yönetim sistemleri için daha iyi bir taktik resmin oluşturulmasına imkân tanımaktadır. Akıllı torpido yönetim sistemleri, sinir ağlarını ve bulanık mantığı kullanarak silahın gelişen dinamik taktik duruma adapte olmasını sağlayacak ve ultra geniş bant dizinler de torpidoların sensör yeteneklerini önemli ölçüde artıracaktır.

Yeni torpido teknolojileri şekillenirken, klasik torpido dizaynlarında çarpıcı şekilde farklılaşmalar da ortaya çıkmaktadır. Bazı teknolojik gelişmeler, klasik yaklaşımları değiştirmeye zorlayan çok önemli etkilere sahiptir. Geleceği değiştirme potansiyeline sahip bu teknolojilerden biri “Süper Kavitasyon’’ tekniği olabilir. Sürat sınırlarını zorlamak torpido performansını ve bunun sonucu ortaya çıkacak etkinliği önemli ölçüde etkilemektedir. Reaksiyon göstermesine fırsat tanımadan bir tehdidi etkisiz hale getirebilme yeteneği belirgin bir avantaj sağlar. “Süper Kavitasyon” teknikleri kullanılarak bir torpido mevcut torpidoların beş misline kadar hızlanabilen özerk yüksek süratli, yüksek manevra kabiliyetine sahip, tehdit reaksiyon göstermeden önce hedefine ulaşabilen bir sualtı füzesi haline gelir. Bu yaklaşımda, torpidonun önündeki su yüksek hız nedeniyle buharlaşmakta, böylelikle torpidonun içinde uçması için sualtında torpidoyu çevreleyen bir buhar cebi oluşturmaktadır. Böyle bir buhar cebinde hareket etmek, sürtünmeyi önemli ölçüde azaltarak belirli bir giriş gücü için son derece yüksek bir hıza ulaşılmasını mümkün kılmaktadır. Ancak böylesine yüksek süratlerde hareket de torpidonun sensörlerinden istifade imkanını ortadan kaldırmakta, torpidonun yüksek süratine bağlı olarak çıkardığı gürültü nedeniyle hedef tarafından uzak mesafelerden tespit edilmesi ihtimali artmakta, hatta bu gürültünün atış anından itibaren duyulmaya başlanması nedeniyle atışı yapan denizaltının mevkisinin tespit edilmesi riskini de beraberinde getirmektedir. Bununla beraber Süper Kavitasyon torpidoların mevcut durumları itibari ile yakın mesafelerden yapılacak taarruzlarda ve torpidolara karşı atılacak karşı tedbir sistemlerinde kullanılma potansiyelleri yüksektir. Rus SHKVAL 2 (Squall) torpidosu, Süper Kavitasyon özelliğine sahip 533mm çap ve 2700 kg ağırlığıyla dünyanın en hızlı torpidosudur.

Rus SHKVAL torpidosu

Yerli ve Milli Çalışmalar:

Donanmamızın hafif ve ağır torpido ihtiyacının yerli ve milli imkanlarla karşılanması amacı ile ülkemizde iki adet torpido projesi yürütülmektedir. Revize edilen menzil bilgileriyle ilki 30+km menzile sahip AKYA Ağır Torpido ve 25 km menzilli ORKA Hafif Torpido’sudur.

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın (DzKK) ihtiyaçlarına binaen AKYA Ağır Sınıf Torpido Projesi, Roketsan ana yükleniciliğine başlatılmıştır. İlk test atışının Temmuz 2013’ te gerçekleştirilmiştir. İlk atış testi için DzKK’nca yüzer bir platform üzerine 533 mm torpido kovanı yerleştirilmiştir. Tasarım çalışmaları ArMerKom sorumluluğunda olan AKYA’nın sonar sistemi TÜBiTAK, harp başlığı ve güdüm sistemi ise Roketsan tarafından geliştirilmektedir. AKYA’nın nihai montajı da yine Roketsan tesislerinde gerçekleştirilmektedir. Geçtiğimiz aylarda TCG GÜR denizaltımız, Marmara Denizi’nde AKYA Talim Torpidosu atışını başarıyla icra etmişti.

AKYA’nın kullanacağı denizaltı platformlarının ise ilki 2022 yılında envantere alınması planlanan TCG PİRİREİS (S-330) olan Reis Sınıfı Denizaltılar ile halihazırda envanterde dörder adet bulunan Preveze ve Gür Sınıfı Denizaltılar olduğu bilinmektedir. Ayrıca AKYA, istenildiği taktide su üstü platformlar tarafında da kullanılabilecektir.

Roketsan AKYA Torpidosu ile birlikte, Türk Donanması tarafından halihazırda aktif olarak kullanılan Alman DM2A4 ile Amerikan Mk46 torpidolarına, yerli bir alternatif doğacaktır. Yurtdışından ağır sınıf torpido tedarikinde yaşanan zorlukların da AKYA ile giderilmesi hedeflenmektedir.

Roketsan AKYA Torpidosu

AKYA Ağır Sınıf Torpido Projesinde edinilen tecrübe ile SSB öncülüğünde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın hafif sınıf torpido ihtiyacını karşılamak için “324 mm Torpido Geliştirilmesi (ORKA) Projesi” Aralık 2020’de başlatıldı.  ROKETSAN’ın ana yüklenici olduğu projede, ASELSAN alt yüklenici olarak görev almaktadır. ORKA Projesi’nin 1’inci fazında; aktif arayıcı başlığa, gelişmiş güdüm algoritmalarına ve azami sürate sahip nihai talim torpidosu prototipinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmektedir. ORKA Projesi’nin 2’nci fazında ise hedefi imha kabiliyetine sahip harp torpidosu prototipinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, ORKA Hafif Torpido’nun muadili olarak halihazırda ABD’li Raytheon üretimi Mk54 Hafif Torpidosunu kullanmaktadır.

ASELSAN ORKA Hafif Torpido

Torpidoların gelişimine paralel olarak torpido karşı tedbir sistemlerin geliştirilmesi de bu gelişimlere paralel olarak aynı hızda ilerlemektedir. ASELSAN tarafından sualtı akustik sistem geliştirme çalışmalarına 2006 yılından itibaren başlanmış ve özellikle torpido karşı tedbir sistemleri konusunda, kısa süre içerisinde çok önemli teknolojik kazanımlar elde edilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde, denizaltılar için Zargana Torpido Karşı Tedbir Sistemi ile su üstü platformları için Hızır Torpido Karşı Tedbir Sistemi milli imkanlarla geliştirilmiştir. Zargana ve Hızır sistemlerinin en kritik yapıtaşlarından olan sarf edilebilir efektörler de bu süre içerisinde özgün olarak geliştirilmiştir. Zoka adı verilen bu efektörler aldatıcı ve karıştırıcı olmak üzere iki farklı türde olup, kullanıldıkları platforma göre farklılıklar gösteren geniş bir Zoka efektör yelpazesi oluşturulmuştur. Zoka efektörleri akustik güdüme sahip tüm torpidolara karşı etkin olacak şekilde gelişmiş akustik karıştırma ve aldatma algoritmalarıyla donatılmışlardır.

Aselsan’ın, torpidolara karşı savunulması amacıyla geliştirdiği, özgün donanım ve yazılıma sahip Torpidoya Karşı Savunma Torpidosu (Tork) ile ilgili çalışmalar 2014 yılında başlamıştır. Tork; platforma yaklaşan torpido tehdidini, sonar arayıcı başlığı ile hassas şekilde konumlandırabilmektedir. Sistem, gelişmiş önleme algoritmalarını kullanarak imha mesafesine geldiğinde infilak ederek, torpido tehdidini görev yapamaz hâle getirecek şekilde geliştirilmektedir. Tüm torpido tiplerine karşı etkili olması hedeflenen Tork, işlevsel imha karşı tedbir sistemleri Zargana ve Hızır ile entegre olarak çalışabilecek şekilde geliştirilmektedir.

Sınırları bilinmeyen bir donanma olabilmek için sualtına yatırım yapmak bir tercih değil, artık bir zorunluluk. Tarih bunun kanıtları ile doludur. Nusrat’ın 26 mayını olmasaydı bugün tarih bambaşka yazılabilirdi!

Kaynaklar:

sanalsavunma.com

marinedealnews.com

mavivatan.net

Benzer Haberler

Leave a Comment