Türk Hava Kuvvetleri : Gururla 109 Yıl

F-16 larımız KC-135 Tanker Uçağından ile yakıt alırken
Kaynak : Hv. Kuv. Komutanlığı

109. kuruluş yılını kutlayan Türk Hava Kuvvetleri, Türkiye’yi havadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir. Türk Silahlı Kuvvetleri komutası altındaki en büyük 2.kuvvettir. Türk Hava Kuvvetleri barışta hava sahasını korumak ve gözetlemek, savaşta kara ve deniz kuvvetlerine destek olmak amacıyla kurulmuştur. Türk Hava Kuvvetleri’nin karargahı Ankara’da bulunmaktadır ve 2018 sayımlarına göre envanterinde çeşitli tipte 1.056 uçak ve 475 helikopter ile birlikte bilinmeyen sayıda insansız hava aracı bulundurmaktadır. Göktürk-2 isimli uydu da hava kuvvetleri komutanlığına bağlıdır.

31 Temmuz 2016 tarihinde yürürlüğe giren kanun hükmünde kararname ile bu tarihe dek Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı olan komutanlık savaş dönemlerinde yine buraya bağlı kalmak üzere barış dönemlerinde Millî Savunma Bakanlığına bağlanmıştır. Ayrıca aynı kararname ile gerekli görüldüğü durumlarda cumhurbaşkanının ve başbakanın kuvvet komutanı ve astlarına direkt olarak emir verebilmesi, bu emirler hiçbir kurumun onayı gerekmeden yerine getirilmesi karara bağlanmıştır.

NF-5’ler Gösteri Uçuşunda

Kuruluş Yılları

Dünyanın ilk askerî havacılık teşkilatlarından biri olan Türk Hava Kuvvetlerinin tarihçesi, 1909 yılına kadar uzanmaktadır. Türk ordusunda havacılıkla ilgili ilk çalışmalara 1909 yılında başlanmış, 1910 yılında bu çalışmalar geliştirilmiş ve Avrupa’ya bir inceleme kurulu, Paris’te toplanan Uluslararası Havacılık Konferansı’na da bir heyet gönderilmiştir. 1910 yılı sonlarına doğru ise, artık Türk ordusunda havacılık konusunda kesin karar verilmiş ve havacı personel yetiştirilmek üzere birkaç subayın Avrupa’ya eğitime gönderilmesi öngörülmüştür. Ancak, Türk ordusunun yüksek komuta katında havacılık alanında alınan bu önemli karara rağmen, ülkenin o tarihlerde içinde bulunduğu mali zorluklar nedeniyle gerekli ödenek bulunamamış ve 1910 yılında bu emrin gereği yerine getirilememiştir.

Mahmut Şevket Paşa

Millî savunma bakımından, havacılığın gelecekteki önemini gören Harbiye Bakanı Mahmut Şevket Paşa, konuyla yakından ilgilenmeye devam etmiş ve 28 Haziran 1911’de yapılan sınavda en yüksek notu alan Süvari Yüzbaşı Fesa ile İstihkâm Teğmen Yusuf Kenan Beyler, uçuş eğitimi için Temmuz 1911’de Fransa’daki Bleriot Fabrikası’nın uçuş okuluna gönderilmiştir.Bu gelişmelerin olduğu sıralarda yani 1911 yılında, Kurmay Yarbay Süreyya (İlmen) Bey, havacılık teşkilatını kurmakla görevlendirilmiş ve Türk Ordusunun ilk resmî havacılık kuruluşu da, Harbiye Bakanlığı Fen Kıtaları Müstahkem Mevkiler Genel Müfettişliğinin 2’nci şubesi bünyesinde “Havacılık Komisyonu” adıyla 1911 yılında faaliyete geçirilmiştir. Böylece, günümüzdeki modern ve ileri teknolojiye sahip olan havacılığın ilk temeli olarak kabul edilen, 17 Aralık 1903 tarihinde Wilbur ve Orwille Wright kardeşlerin ilk motorlu uçağı sembolik anlamda da olsa havalandırmayı başarmalarından sekiz yıl sonra Türk Hava Kuvvetlerinin temelleri atılmıştır. 1909-1912 yılları arası askerî havacılık teşkilatlarını kuran ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, Avusturya ve Rusya ile hemen hemen aynı yıllarda Türk askerî havacılık teşkilatı da dünya havacılık teşkilatlarının ilk sıralarında yerini almıştır.

F4-E 2020 Phantom Uçakları

21 Şubat 1912’de Yüzbaşı Fesa Bey uçuş eğitimini başarıyla bitirmiş ve Fransızların 780’inci, Türk Ordusunun da 1 nu.lı brövesini, Yusuf Kenan Bey ise Fransızların 797’nci brövesini alarak yurda dönmüştür. Aynı yıl, sekiz Türk subayı daha Fransa’ya uçuş eğitimine gönderilmiştir. Böylece, 1912 yılı başlarında Türk Ordusu ilk pilotlarına ve ilk uçaklarına kavuşmuş, 3 Temmuz 1912’de de Yeşilköy’de Hava Okulunun açılmasıyla Türk Ordusu, uçucu subaylarını ülkesinde yetiştirmeye başlamıştır. Türk askerî havacılığının gelişmesinde ve güçlenmesinde en önemli aşamalardan birisi olan Hava Okulu’nun açılmasından sonra Türk ordusunda havacılık çalışmaları hızlanmış, personel sayısı çoğalmış ve Birinci Dünya Savaşı başında hava bölükleri (tayyare bölükleri) kurularak havacılar aktif kıta görevi yapmaya başlamışlardır.

1912-1913 Balkan Savaşı’nın birinci safhasında, henüz yeterli seviyede tecrübe kazanmamış olan Türk havacıları arzu edilen şekilde başarı gösterememiş, ikinci safhasında ise büyük başarılar elde etmişlerdir. Balkan Savaşı’nın sona ermesiyle, Türk havacılığının ıslahı ve geliştirilmesine başlanmıştır. Bu çalışmaların paralelinde yeni uçaklar alınmış ve Haziran 1914’te Yeşilköy’de Deniz Hava Okulu (Bahriye Tayyare Mektebi) kurulmuştur.

1914 yılında hava kuvveti Kıtaatı Mevaki-i Müstahkeme Müfettişliği emrinden alınmış ve Muhabere ve Muvasala Şubesi’ne bağlanarak “Teşkilat-ı Havaiye Müfettişliği” adını almıştır. 1914 yılında 1’inci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla ıslahat ve geliştirme çalışmaları durmuştur. Müteakiben, 1915 yılında bir kısım Alman havacı personel Türk Hava Kuvvetlerine gelmiş, bir kısım Türk havacısı da Almanya’ya uçuş eğitimine gönderilmiştir.

1915 yılı sona ermeden tayyare miktarı çoğalması sebebiyle genel karargâh emrinde 13’üncü Sahra Seyri Havaiye Şubesi kurularak havacılık işleri buraya verilmiştir. Kasım ayında da 13’üncü şubenin adı “Umur-u Havaiye Müfettişliği” olmuştur.

15 Şubat 1915 tarihinde müfettişlikten başka Harbiye Dairesi Dokuzuncu (havacılık işleri) Umur-u Havaiye Şubesi kurulmuş ikmal ve tedarik işleri bu şubeye verilmiştir.

Türk Hava Kuvvetleri bu dönemde, Hava Okulu, Hava (tayyare) İstasyonları, Hava (tayyare) Bölükleri, Sabit Balon Bölükleri, Uçaksavar topçu birlikleri ve Meteoroloji İstasyonları şeklinde teşkilatlanmıştır. Deniz hava bölükleri (deniz tayyare bölükleri) ve Deniz Hava Okulu da Bahriye Bakanlığı kuruluşunda görev yapmıştır.

16 Mayıs 1916 tarihinde yapılan bir değişiklikle, kara ve deniz havacılığı, Genel Karargah (başkomutanlık) Havacılık İşleri Müfettişliği ve 9’uncu Umuru Havaiye Müfettişliği emrinde birleştirilmiştir. Ayrıca, bu dönemdeki teşkilatlanmanın ana gücünü oluşturan hava bölüklerinin bazılarında, sadece Türk havacı personeli, bazılarında ise Türk ve Alman havacı personeli müştereken görevlendirilmiş, bölüklerin taktik sevk ve idareleri de emrine verildiği ordulara bırakılmıştır.

1’inci Dünya Savaşı döneminde Türk Hava Kuvvetleri, yukarıda belirtilen yapısıyla, Çanakkale’den Hicaz’a, Kafkasya’dan Filistin’e kadar çok geniş bir alanda ve Türk askerinin çarpıştığı hemen hemen her cephede savaşa katılmıştır.

F-16’lar İstanbul Üzerinde

29 Temmuz 1918’de (Umuru Havaiye Müfettişliği) Havacılık İşleri Müfettişliği ismi, Hava Kuvvetleri Genel Müfettişliği (Kuva-yı Havaiye Müfettişliği) olarak değiştirilmiş ve yeniden teşkilatlanmaya başlanmıştır. Ancak,bu tarihten kısa bir süre sonra, Osmanlı İmparatorluğu’nun 1’inci Dünya Savaşı’nda yenilgiyi kabul etmesi ve 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’nin imzalanması üzerine, itilaf devletleri tarafından başta İstanbul olmak üzere ülke işgal edilmiş ve bu tarihten itibaren de Türk askerî havacılığında yeni bir döneme girilmiştir.

Mondros Mütarekesi hükümlerinin uygulanmasıyla, orduda terhis işlemleri yapılmaya başlanmış, Alman havacı personel ülkeden ayrılmış ve 29 Temmuz 1918’de yeniden yapılanmaya çalışan Hava Kuvvetleri Genel Müfettişliği (Kuva-yı Havaiye Müfettişliği Umumiliği) kadroları boşalmış, sadece kâğıt üzerinde bir ad olarak kalmıştır. Bununla birlikte, Türk havacı personelin büyük gayretleriyle 1’inci Dünya Savaşı’ndan kalan uçaklarla İstanbul, İzmir ve Konya’da birer hava (tayyare) istasyonu, Elazığ ve Diyarbakır’da da birer hava (tayyare) bölüğü oluşturulmaya çalışılmış, gerek personel, gerekse uçak ve malzemeler anılan yerlerde toplanmaya başlanmıştır. Bu sıralar da, Türk milletinin bağımsızlığı ve vatanın bütünlüğünün sağlanması için Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Anadolu’da Kurtuluş Savaşı başlamış ve Türk havacıları da bu mücadelede yerini almak için Anadolu’da Konya Hava İstasyonu’na katılmışlardır.

Olaylar bu şekilde gelişirken Osmanlı Hükümeti Harbiye Nezareti, 25 Haziran 1920 tarihli emriyle, Hava Kuvvetleri Genel Müfettişliği’ni lağvetmiş ve personelini de dağıtmıştır. Böylece, Türk askerî havacılığı teşkilatsız, personelsiz, araç ve gereçsiz bırakılmış, diğer bir deyişle Osmanlı dönemi Türk havacılığı da sona ermiştir.

23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasından sonra ilk iş olarak düzenli ve disiplinli orduların kurulmasını esas kabul etmiş ve bu esasın paralelinde, Ankara hükümeti Millî Savunma Bakanlığının 13 Haziran 1920 tarihli emriyle, Harbiye Dairesi’ne bağlı olarak Hava Kuvvetleri (Kuva-yı Havaiye) Şubesi kurulmuştur.

Yeni Türk Devleti’nin ilk hava teşkilatının faaliyete geçirilmesinden sonra, eldeki kırık-dökük uçakların onarılmasına, malzeme temin edilmesine çalışılmış ve bu tarihlerden itibaren de Türk havacıları yokluklar içinde, ancak inançla doğu ve batı cepheleri Harekâtına katılarak görevlerini yerine getirmişlerdir.

1 Şubat 1921 tarihinde teşkilat değişikliği yapılmış ve Hava Kuvvetleri (Kuva-yı Havaiye) Şubesi’nin ismi de Hava Kuvvetleri Genel Müdürlüğü (Kuva-yı Havaiye Müdüriyeti Umumiyesi) şeklinde değiştirilmiştir.

Müteakiben, 5 Temmuz 1922 tarihinde bir teşkilat değişikliği daha yapılmış, Hava Kuvvetleri Genel Müdürlüğü yerine tümen yetkisinde Hava Kuvvetleri Müfettişliği (Kuva-yı Havaiye Müfettişliği) kurulmuştur.

Yüce önder Atatürk tarafından, yeni Türk Devleti’nin varlığı, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün bütün dünyaya kabul ettirilerek 29 Ekim 1923’de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra, çağdaş havacılığa uyum sağlayacak güçlü bir hava kuvvetinin kurulması için çalışmalara başlanmıştır. 1923 yılında, üç hava (tayyare) bölüğü, bir deniz hava (tayyare) bölüğü ve bir hava okulundan oluşan Hava Kuvvetleri Müfettişliği’nin gücü 1926 yılına kadar geçen dönem içinde gittikçe arttırılarak, hava bölüklerinin sayısı on’a, deniz hava bölüklerinin sayısı ise üç’e çıkarılmış ve bölükler, grup komutanlıkları ve hava (tayyare) istasyon komutanlıkları bünyesinde sevk ve idare edilmiştir. 1924 yılında, uçuş eğitimi için diğer ülkelere personel gönderilmeye başlanmış, 1925 yılında Eskişehir’de Hava Okulu yeniden kurulmuş ve aynı yılın ekim ayında Hava Okulu ilk mezunlarını vermiştir.

1928 yılında Hava Kuvvetleri Müfettişliği lağvedilerek Millî Savunma Bakanlığı bünyesinde Hava Müsteşarlığı kurulmuş, grup ve hava (tayyare) istasyon komutanlıkları kaldırılarak hava (tayyare) taburları oluşturulmuştur. Anılan hava birlikleri, harekât ve eğitim yönünden Genelkurmay Başkanlığına (Erkânı Harbiye-i Umumiye Riyaseti), lojistik destek yönünden Hava Müsteşarlığına bağlanmıştır. Aynı yıl, havacılığın pilot dışındaki diğer ihtisas ve branşları ile ilgili elemanlarının, ihtiyaç duyuldukça kurulan okullarda yetiştirilmesine başlanmıştır.

Türk Hava Kuvvetleri Atina Seyahati – 1930

1930 yılında, eğitim için Fransa ve İngiltere’ye gönderilen personele ilave olarak, İtalya ve ABD’ye de eğitim için personel gönderilmiştir.

1932 yılında, hava (tayyare) alayları kurulmuş ve 1 Temmuz 1932 tarihinde yürürlüğe giren bir kanunla havacı personel ayrı bir muharip sınıf olarak kabul edilmiştir (Bu tarihe kadar, başlangıçtan itibaren olduğu gibi, Kara ve Deniz Kuvvetleri’nden seçilerek yetiştirildikten sonra Hava Kuvvetleri’nde görevlendirilen personel, Hava Kuvvetleri’nde görev almadan önceki sınıftan sayılmaktaydı.)

1933 yılından itibaren Türk havacıları, havacılığın sembolü olan mavi renkli üniformayı giymeye başlamışlardır. 1937 yılında Hava Harp Akademisi açılmış, 22 Mayıs 1939 tarihinde de hava tugayları kurulmuştur.

1940 yılında envanterindeki uçak sayısı yaklaşık 500 civarına ulaşan Hava Kuvvetleri, Balkanlarda en güçlü hava kuvveti hâline gelmiş ve 2’nci Dünya Savaşı süresince, Türk Hava Kuvvetleri muhtemel bir savaşa karşı daima hazır olarak muhafaza edilmiştir.

16 Ağustos 1943 tarihinde hava tugayları tümen seviyesine çıkarılarak Hava Tümeni ismini almıştır.

1930 – 1950 döneminde hava kuvvetleri zamanının en güçlü uçakları ile uçuyordu

1940 yılından itibaren lojistik destek yönünden Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki Hava Müsteşarlığına, Harekât ve eğitim yönünden Genelkurmay Başkanlığına (Hava Müşavirliği) bağlı olarak faaliyet gösteren hava birliklerinin, 1944 yılında tek bir komuta altında toplanmasına karar verilmiş ve bu amaçla 23 Ocak 1944 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı kurulmuştur. Böylece, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ilave olarak, Türk Hava Kuvvetleri de, Türk silahlı kuvvetleri bünyesinde ayrı bir komutanlık hüviyetine kavuşmuştur. 27 Ocak 1944 tarihinde kolordu seviyesinde fiilen faaliyete geçirilen Hava Kuvvetleri Komutanlığının teşkilatlanmasında, sadece muharip hava birlikleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlanmış, lojistik destek birlikleri Milli Savunma Bakanlığına, eğitim kuruluşları da Genelkurmay Başkanlığının kuruluşunda bırakılmıştır. Türk Hava Kuvvetlerinin Hava Kuvvetleri Komutanlığı ismini aldıktan sonra komutanlığa da ilk olarak Tümgeneral Zeki Doğan atanmıştır.

1947 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı, ordu seviyesine çıkarılmış ve 1948 yılında lojistik destek kuruluşları, 1950 yılında da Hava Harp Akademisi dışında kalan bütün hava birlik ve kurumları Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlanmıştır.

Müteakiben, havacılığın gelişen teknolojisine bağlı olarak, havacılığın pilot dışındaki diğer ihtisas ve branşları ile ilgili elamanların yetiştirilmesi için çeşitli dönemlerde açılmış olan okullar, 1950 yılında tek komuta altında toplanmış ve bu amaçla Hava Teknik Okullar komutanlığı kurulmuştur.

Yukarıda belirtilen hususlara ilave olarak, Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki uçak tipleri bakımından da 1950 yılında önemli bir gelişme daha olmuş ve jet uçaklarının alınmasına karar verilmiştir. Bu nedenle, 15 Ekim 1950’de ABD’ne jet eğitimi için sekiz uçucu personel gönderilmiş ve anılan personel 31 Ağustos 1951’de eğitimlerini tamamlayarak yurda döndükten sonra jete intibak öğretmeni olarak görevlendirilmiştir.

Aynı yıl Hava Kuvvetleri Komutanlığında üs ve filo kuruluşuna geçilmeye başlanmış ve Balıkesir’de kurulan 9’uncu Jet Üs Komutanlığı, Türk Hava Kuvvetlerinin ilk jet üssü, 191, 192 ve 193’üncü filolar da ilk jet filoları olmuşlardır.

Türkiye’nin 1952 yılında NATO’ya girmesinden sonra, jet uçaklarına geçiş dönemi hızlanmış, pervaneli uçaklar hizmet dışı bırakılmıştır. Haziran 1962 yılında, hava tümenleri kolordu seviyesine çıkarılarak Taktik Hava kuvveti ismini almıştır.

30 Ağustos 1956 tarihinde Hava Eğitim Kolordu Komutanlığı kurulmuş ve Türk Hava Kuvvetlerinin eğitimle ilgili bütün birlik ve kurumları da bu komutanlık emrinde toplanmıştır. 1957 yılında Hava Eğitim Komutanlığı adını almıştır. Kurulduğundan itibaren, jet uçaklarına geçildiği 1951 yılına kadar geçen her dönem içinde, eğitim ve beceri durumu çağın gerektirdiği seviyeye ulaştırılmış ve bu duruma süreklilik kazandırılmış olan Türk Hava Kuvvetleri personelinin bu özelliği jet uçaklarına geçilmesinden sonra da kaybolmamış ve övünç kaynağı olmuştur.

Hava Pilot Albay Leman BOZKURT ALTINÇEKİÇ, 1 Kasım 1932 tarihinde Kars’ta doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kars’ta, liseyi İstanbul Atatürk Kız Lisesi’nde tamamlayarak 1955 yılında Hava Harp Okulu’na girmiş, 1957 yılında Asteğmen olarak mezun olmuştur.

1957-1958 yılları arasında İzmir Uçuş Grubu’nda, 1958-1959 yılları arasında Eskişehir Jet Eğitim Filosu’nda pilot eğitimini tamamlamıştır. 1959’da uçuş öğretmen kursu görmüştür. Türk Hava Kuvvetlerinin değişik birlik ve karargâhlarında görev yapmış olup, 18 Mart 1987 tarihinde emekliye ayrılmıştır. Evli ve iki çocuk annesi olan Albay Leman BOZKURT ALTINÇEKİÇ 4 Mayıs 2001 yılında vefat etmiştir.


Anılan dönem içinde Türk pilotlarının, 1954–1955 yıllarında yapılan uluslararası askerî pentatlon yarışmaları uçuş rallisinde üst üste iki yıl birinci olarak Challenge kupasını kazanmaları NATO güney doğu bölgesinde 1955 yılında yapılan hava atış yarışmaları ile 1971 yılında yapılan Best Hit hava atış yarışmalarında birinci, 1972 yılında yapılan best hit hava atış yarışmalarında ikinci, 1973 yılındaki hava atış yarışmalarında tekrar birinci, 1975 yılında yapılan askerî pentatlon yarışmalarında da birinci olmaları ve nihayet 1974 Kıbrıs Barış Harekâtında Türk Hava Kuvvetlerinin başarıları, Hava kuvvetleri komutanlığı personelinin eğitim ve beceri seviyelerine ilişkin o yıllarda fikir verebilecek önemli gelişmelerdir.

1974 Kıbrıs Savaşı Sırasında bir F-100 Uçağımız

Önemli Olaylar

  • Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadın savaş pilotu unvanının almıştır. 1936’da Türk Hava Kuvvetlerine katılan Sabiha Gökçen, 1937’de Dersim İsyanını bastırmak için düzenlenen askeri operasyonda görev yapmıştır. Bu göreve katılmasıyla beraber, dünyanın ilk savaş deneyimli kadın pilotu unvanını da almıştır. Türk Hava Kuvvetlerindeki kariyeri boyunca, ki bu 1964 yılına kadarki sürece denk gelmektedir 22 çeşit uçak uçurmuş, havada 8000 saatten fazla kalmış ve 32 farklı askeri operasyona katılmıştır.
  • 1995’te Türk Hava Kuvvetleri NATO’nun, Kararlı Güç Harekâtında yer almıştır. Bu operasyonda F-16’lar ilk defa kullanılmış, Türk Hava Kuvvetleri 100 yakın sorti atmıştır.
  • Bosna Savaşı’ndan beri amborgo altından bulunan Yugoslavyaya karşı ABD öncüllüğünde, 11 NATO üyesi ülke tarafından başlatılan NATO’nun Yugoslavya’yı bombalaması operasyonuna, Türk Hava Kuvvetlerinden 18 adet F-16 tipi uçak katılmıştır. Operasyon boyunca bu uçakların 11 tanesi İtalyadaki Natoya bağlı Aviano Hava üssünde, geri kalan 7 tanesi ise Ankarada konuşlanmış şekilde görev yapmıştır. Bu 18 uçağın hepsi TAI yapımıdır, Lantirn isimli gece görüş sistemi ile donatılmışlardır ve lazer güdümlü bomba atabilmektedirler.
  • Türkiye, Birleşmiş Milletlerin Bosna-Hersek için barışı koruma operasyonunda yer almıştır 2001′ de bu operasyonda görev yapan birlikler vatana geri dönmüştür.
  • 2006’da, 4 Türk F-16’sı Natonun Baltık Hava Polisliği operasyonuna katılmıştır.
  • Güneş Harekâtı sırasında hava kuvvetleri F-16 ları, AGM-65 Maverick ve AGM-142 Popeye tipi mühimmatları ilk defa bir gece operasyonunda kullandı.
  • 22 Haziran 2012’de Türk Hava Kuvvetlerine ait RF-̟4E Phantom II tipi gözlem uçağı, Suriye anti uçak sistemleri ile atış altına alınarak düşürüldü.
  • 16 Eylül 2013’te Türk jetleri sınır ihlali yapan Suriyeye ait Mi-17 tipi helikopteri angajman kuralları çerçevesinde düşürdü.
  • 23 Mart 2014 saat 13.01’de Suriye’ye ait iki adet MIG-23 uçağının, Suriye hava sahasından kuzeye doğru uçuşu, Diyarbakır’daki Birleştirilmiş Kontrol İhbar Merkezi (BİKİM) tarafından 80 deniz mili mesafeden izlenmeye başlanmıştır. Suriye uçakları Türk hududuna on deniz mili mesafeden itibaren Türk hava sahasına yaklaştıklarına ilişkin dört kez ikaz edilmiştirler. Yapılan ikazlar üzerine, Suriye uçaklarından birisi hava sahasına girmeden bölgeden uzaklaşmış; ancak ikinci Suriye uçağı, uyarılara rağmen saat 13.13 sularında Hatay/Yayladağı’na bağlı Çamlı Tepe Hudut Karakolu bölgesinde Türk hava sahasına girerek yaklaşık bir kilometre kadar hava sahasını ihlal etmiştir. Bu esnada bölgede Türk Hava Kuvvetlerine ait hava devriye görevi icra eden iki adet F-16 uçağından birisi, angajman kuralları gereğince saat 13.14’te Suriye uçağına füze atmış ve isabet alan Suriye uçağı hududun 1200 metre güneyinde ve Suriye topraklarında yer alan Kesep bölgesine düşmüştür. Uçağın Kesep bölgesine düşüşü, bölgede bulunan hudut birlikleri tarafından gözlemlenmiştir.
  • 24 Kasım 2015 tarihinde Türk Hava Kuvvetlerine ait hava devriyesi görevi icra eden 2 adet F-16 tarafından angajman kuralları çerçevesinde sınır ihlali yapan Rusyaya ait bir adet Su-24 Fencer tipi uçak düşürülmüştür. 2015 Rus Sukhoi Su-24 uçağının düşürülmesiolayı olarak adlandırılmıştır ve dünya liderleri tarafından hava sahasını savunma amaçlı hareket olarak görülüp desteklenmiştir.

Filolar ve Komutanlıklar

Türk Hava Kuvvetleri Filo ve Üs Yerleşimleri

Türk Hava Kuvvetleri filoları, NATO Güneydoğu Avrupa bölgesini Rus tehdidine karşı korumak maksadıyla genelde Kuzeybatı-Güneydoğu istikametinde ve Kuzey Yönüne (Rusya) doğru konuşlandırılmıştır. Bu soğuk savaştan kalan bir doktrin olup, Türkiye tarafından da halen uygulanmaktadır. Ayrıca mevcut ana jet üslerine ek olarak bir o kadar da Kütahya ve Erzurum gibi yerlerde yedek hava üsleri mevcuttur. Savaş zamanı sivil pistler de hava kuvvetlerine dahil edilecek şekilde planlama yapılmıştır.

  • Türk Hava Kuvvetleri
  • Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargâhı, Ankara
  • 1. Ana Jet Üs Komutanlığı, Eskişehir
    • 111 Filo (Panter)
      • F-4E 2020 Terminator
    • 201 Arama ve Kurtarma Filo (Atak)
      • AS-532 Cougar Mk.1
      • CN235-100M
    • 113 Filo (Ceylan)
      • F-16C
      • F-16D
    • 401 Test Filosu
      • F-16C-30
      • F-16C-40TM
  • 2. Ana Jet Üs Uçuş Eğitim Merkez Komutanlığı, Çiğli
    • 121 Tekamül Filo (Arı)
      • T-38A
      • T-38M
    • 122 Temel Filo (Akrep)
      • KT-1T
    • 124 Öğretmen-Yetiştirme Standardize ve Alet Filosu
      • 121 ve 122 Filo uçakları
  • 3. Ana Jet Üs Komutanlığı, Konya
    • 133 (Akrotim) Filo
      • Türk Yıldızları
    • 132 Filo (Hançer)
      • F-16D
      • F-16C
      • Solo Türk
    • 131 Filo (Ejder)
      • B-737-700 AEW&C
    • 135 Filo (Ateş)
      • AS-532 Cougar Mk.1
      • UH-1H
      • CN235-100M
  • 5. Ana Jet Üs Komutanlığı, Merzifon
    • 151 Filo (Tunç)
      • F-16C
      • F-16D
    • 152 Filo (Akıncı)
      • F-16C
      • F-16D
    • 153 Filo (Öncel)
      • F-16C
      • F-16D
    • 5 AJÜ A&KK (Melek)
      • AS-532 Cougar Mk.1
  • 6. Ana Jet Üs Komutanlığı, Bandırma
    • 161 Filo (Yarasa)
      • F-16C
      • F-16D
    • 162 Filo (Zıpkın)
      • F-16C
      • F-16D
    • 6 AJÜ A&KK
      • AS-532 Cougar Mk.1
  • 7. Ana Jet Üs Komutanlığı, Malatya
    • 171 Filo (Korsan)
      • F-35A uçaklarını bekliyor.
    • 172 Filo (Şahin)
      • F-35A uçaklarını bekliyor.
    • 173 Filo (Şafak)
      • Silahlı İnsansız Hava Araçları
    • 7 AJÜ A&KK (Burak)
      • AS-532 Cougar Mk.1
  • 8. Ana Jet Üs Komutanlığı, Diyarbakır
    • 181 Filo (Pars)
      • F-16C
      • F-16D
    • 182 Filo (Atmaca)
      • F-16C
      • F-16D
    • 202 Filo (Şark)
      • AS-532 Cougar Mk.1
      • CN235-100M
  • 9. Ana Jet Üs Komutanlığı, Balikesir
    • 191 Filo
      • F-16C
      • F-16D
    • 192 Filo
      • F-16C
      • F-16D
  • 10. Hava Üs Komutanlığı, İncirlik
    • 101 Filo (Asena)
      • KC-135R Stratotanker
  • 11. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, Etimesgut
    • 211 Filo (Gezgin)
      • CN235M-100
    • 212 Özel Filo (Doğan)
      • Ce560
      • Ce650
      • Gulfstream IV
      • G550
      • UH-1H
      • CN235M-100
      • A319
      • A330
    • GES Filo (Genelkurmay Elektronik Sistemler)
      • CN235EW (ELINT/SIGINT)
    • MİT Filo (Millî İstihbarat Teşkilatı)
      • S-76
      • Bell 206L-3
      • CL-600
  • 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, Erkilet
    • 221 Filo (Esen)
      • C-160 Transall
      • A400M
    • 222 Filo (Alev)
      • C-130 Hercules
  • 14. İnsansız Sistemleri Ana Üs Komutanlığı, Batman
    • 2. İnsansız Hava Araçları Filo (Gölge)
      • Heron
      • Bayraktar
      • Harpy
      • ANKA
F-4 ler Doğu’da Devriyede

Türk Hava Kuvvetleri kuvvet yapılanması bünyesinde hava kuvvetlerinin ihtiyacı olan her türlü kuvvet yapısını bünyesinde bulundurmaktadır. Örneğin av-bombardıman filoları Türkiye’ye daha yakın tehdit oluşturan Balıkesir, Bandırma, Diyarbakır gibi uç üslerde bulunurken, SEAD filosu Merzifon, Tanker Filo İncirlik, Eğitim ve Lojistik Ankara, İzmir ve Kayseri, Derin Darbe ve Harekat filoları Eskişehir ve Malatya, Karma, Silah, Keşif – EH ve Taktikler ise Konya gibi üslere dağılmışlardır.

Türkiye Rusya, Avrupa ve Yunanistan tehditlerine karşı ana üsleri Trakya’da konuşlandırmamaktadır. Olası bir işgal girişiminde hava üsleri kritik olacağı için tehditten uzak noktalara konuşlandırma yapılmıştır.

Her hava üssünün kendine ait hava savunma sistemleri de bulunmaktadır. Hava savunma sistemlerimiz konusundaki yazımız için :



Geçmişten Günümüze Silahlar ve Sistemler

F-86 SABRE (Kullanım Dışı)

Kore Savaşı’nda F-86 sıkıntısı çeken USAF Şubat 1952’de Canadair’e 60 adet Mk.2 siparişi verdi. F-86E-6-CAN olarak kodlandırılan bu uçaklar Şubat-Temmuz 1952 arasında USAF’a teslim edildiler. Canadair Mk.III ve daha sonraki modellerde kendi yapımı Avro Orenda motorlarını kullanmaya başladı. Elde mevcut Mk.II’lerden 107 adedini yenilendikten ve kanat uçlarını modifiye ettikten sonra THKv’ye verdi. Bu uçaklar F-86E(M) olarak adlandırıldı (M= modifiye edilmiş). Gelen uçaklar ilk olarak 141. ve 143. Filo’lara verildi. 141 filonun bir ünitesinden kurulan 142. Filo da Sabre’lerle donatıldı. 1956’dan itibaren 191. Filo da bu uçakları kullanmaya başladı

F-86

Republic F-84G “Thunderjet” (Kullanım Dışı)

THK’de toplam 479 adet F-84G görev yapmıştır. Bu uçaklardan 358’i doğrudan USAF’tan ülkemize gelmiş, bakiye 121 uçak ise değişik NATO ülkelerinden ülkemize transfer edilmiştir. İlk sekiz F-84G 29.03.1952’de uçarak ülkemize gelmiş ve 9.Hava Üssü’nde konuşlandırılmıştır. Bunu aynı yılın ikinci yarısında 6. ve 8. HÜ’leri takip etmiştir. Son olarak ta 1953 yılında 1.HÜ F-84G’lerle teçhiz edilmiştir. 1953 sonunda toplam 12 filonun standart av-bombardıman uçağı olmuştur.

F-84 G

North American F-100C/D/F “Super Sabre” (Kullanım Dışı)

1958’den itibaren Türk Hava Kuvvetleri F-100’leri MAP programı dahilinde teslim almaya başladı. İlk gelenler F-100D ve F-100F modelleri olup USAF envanterinden gönderilmiştir. Bu uçaklardan toplam 163 adet teslim alınmıştır. Bunların içinde çok az miktarda Danimarka’dan gelenler de vardır. Bu sevkiyatı 1972 yılından başlamak üzere F-100C’ler izlemiştir. Bunlardan 115 adet gönderilmiştir. Bu uçakların en az beş hava üssü tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Türk F-100’leri Kıbrıs harekatında yoğun ve etkili bir şekilde kullanılmıştır. Son THKv F-100’ü 1988’de emekliye ayrılmıştır. F-100’ler Türk Hava Kuvvetlerinin uzun süre belkemiği olmuştur.

F-100

Lockheed F-104 Starfighter (Kullanım Dışı)

Türkiye MAP programı dahilinde F-104G’leri alan ilk ülkelerden biridir. F-104’lerin gelişine hazırlık olarak 25 Mart 1963’de Mürted’deki 4.AJÜ’nde 144.Filo kuruldu. 10 Mayıs1963’de ilk 15 F-104G deniz yolu ile geldi ve bu uçaklar aynı yılın Temmuz ayında 144. Filo’ya teslim edildiler. Temmuz 1963’de de iki adet TF-104G ile 1964’de Canadair yapımı 18 adet F-104G geldi ve 2 adet TF-104G geldi. Bu uçakları 1965 yılında 5 adet Canadair yapımı F-104G takip etti. Bu uçakların tamamı aynı filoya tahsis edildi.  1968 yılında USAF stoklarından 3 adet F-104G ve 1 adet TF-104G teslim alındı. İspanyol Hava kuvvetleri de kendi envanterlerindeki 9 adet F-104G’yi 1972’de, 2 adet TF-104G’yi de 1972/1973 yıllarında teslim ettiler.

1974 Aralık ayında, Kıbrıs ambargosu nedeniyle zorluklar yaşayan THKv 18 adetlik F-104S siparişinin ilk 6’sını İtalya’dan aldı. Bakiye ise ayda 3 uçak olarak gelmeye devam etti. 1975’de sipariş miktarı iki katına çıkarıldı ve neticede sipariş tutarı 40 uçağa çıkarıldı. Yeni siparişin tamamı 1976’da geldi.

Türk F-104

1980 yılından itibaren Avrupa ve Kanada’da servis dışı bırakılmaya başlayan CF-104, F-104G, TF-104G ve RF-104G’ler Türkiye’ye transfer edilmeye başlandı. Bu işlem Belçika’dan gelen 17 adet F-104G, Hollanda’dan gelen 43 adet F-104G ve 12 adet TF-104G, Norveç’ten gelen 12 adet RF-104G, 1 adet TF-104G, Almanya’dan gelen 165 adet F-104G ve 36 adet TF-104G’den ibarettir. Kanada Hava Kuvvteleri de ellerindeki CF-104’leri, F-18A/B’ler hizmete girdikten sonra THKv’ye vermeyi taahhüt ettiler. Kanada’dan 44 adet CF-104G ve 6 adet CF-104G olmak üzere toplam 50 uçak 1986 yılında ülkemize geldi. Bu uçaklar 181. ve 182. Filo’lara tahsis edildiler.

Geçen zaman içinde F-104’ler yavaş yavaş hizmetten çekilmeye ve diğerleri için yedek parça olmaya başlamıştır. En son 182. Filo’nun CF-104’leri 1996’da F-16C/D’lerle değiştirilerek F-104’lerin tamamı servis dışı bırakılmış oldu.

F-104
Rekortmen avcı uçağı F-104’ler F-16 lar gelene kadar hava sahamızı koruyan en iyi uçaklardandır

Convair F-102A/TF-102A “Delta Dagger” (Kullanım Dışı)

1960’lı yılların sonlarında THKv, kendine her türlü hava şartlarında muharebe yetenekleri sağlayacak uçak arayışına girdi. ABD ile yapılan görüşmelerde F-4E “Phantom-2”ler talep edildi. Ancak bu talep sovyet tehdidine karşı yeterli F-4’e sahip olmayan ABD tarafından kabul edilmeyip yerine iki filo F-102A verildi. F-102A’ların 18’i iki adet TF-102A ile birlikte 1968 yılında geldi ve Mürted’deki 144. Filo’ya verildi (Bu filonun adı bilahare 142. olarak değiştirilmiştir), bu filonun elindeki F-104G’ler ise 191. Filo’D’li Yuvarlak Anemostat devredildi. 1969’da gelen bakiye F-102A’larla 2 adet TF-102 de Diyarbakır’dan Mürted’e intikal eden 183.Filo’nun (Bu filonun da adı bilahare 182. olarak değiştirilmiştir) donatılmasında kullanıldı. Kıbrıs harekatında Türk hava sahasının savunmasında görev alan F-102’ler harekat sonrası en çok etkilenen THKv uçağı oldu. Yedek parça sıkıntısı nedeniyle 1979’da görev dışı bırakıldılar. Kıbrıs savaşında bir Yunan F-5 uçağı düşürmüşlerdir. F-102’ler Hava Kuvvetleri’nin ilk elektronik harp özellikli ve ilk delta kanatlı uçağıdır. Her ne kadar hava kuvvetleri Fantom istese de mecburen F-102 ile uçmak zorunda kalmış fakat uçağı pilotlar çok sevmişlerdir. Az sayıda envantere girmiş başarılı uçaklarımızdandır.

F-102 Delta Dagger
F-102 Delta Dagger
F-102’ler Av Görevinde

Northrop F-5 Freedom Fighter

1965 yılından itibaren THKv, MAP programı dahilinde 75 adet F-5A, 20 adet RF-5A ve 13 adet F-5B aldı. Bu uçaklar Bandırma’daki 6.AJÜ’ye bağlı 161.  ve 163. Filo’lara, Merzifon’daki 5.AJÜ’ye bağlı 142. ve 143. Filo’lara ve Balıkesir’deki 9.AJÜ’ye bağlı 192.Filo’D’li Yuvarlak Anemostat tahsis edildi. Sevkiyat yedi yılda tamamlandı. F-5’lerin gelişi ile çok sayıda F-100 hizmet dışı bırakıldı. 1972’de 163. Filo’nun adı 162.Filo olarak değiştirildi. Diyarbakır’daki 8.AJÜ’ye bağlı 184.Filo’nun RF-84F’leri de 162.Filo’dan alınan RF-5A’larla değiştirildi. Yeni gelen 12 adet RF-5A da 162.’ye tahsis edildi.

1971’de birçok THKv filosu yeniden adlandırıldı. Bandırma AJÜ’deki 163.’ün adı 162. Filo oldu. Merzifon’daki 142. ve 143. Filo’lar da 151. ve 152. Filo oldular.

1974’deki Kıbrıs barış harekatından sonra kısa bir süre için ABD yardımı askıya alındı. Bu sırada Libya elindeki 6 adet F-5A ile 1 adet F-5B’yi THKv’ye devretti. Askeri yardım yeniden düzeldikten sonra çok sayıda görev dışı F-5 Türkiye’ye transfer edildi. 1983-1987 yılları arasında Norveç HKv 26 adet F-5A ve 6 adet F-5B’yi THKv’ye gönderdi. Bu uçaklar 162.Filo’da konuşlandırıldı. Bu arada USAF stoklarından 4 adet F-5B, Tayvan’dan da 1989 yılında 6 adet F-5A ve 3 adet F-5B alındı. 1989-1991 arasında da Hollanda’dan 44 adet NF-5A ve 16 adet NF-5B geldi. Ancak  bu uçakların  bir kısmı uçabilecek durumda değildi ve diğer uçaklar için yedek parça olarak kullanıldı. Hollanda’dan gelen NF-5’lerin uçabilenleri 132., 133.(OCU) ve 134. Filo’lara tahsis edildi. 132.Filo “Taktik-Akrobasi” Filosu olup yedi ila sekiz uçaktan meydana gelen “Türk Yıldızları”nı uçurmaktadır.

F-5A/B ve NF-5A/B’lerden en iyi durumda olan 48 adedi ( 6 adet NF-5B, 8 adet F-5B, 14 adet NF-5A ve 20 adet F-5A) IAI+ELBIT ve 1.İkmal Bakım Kom. işbirliğiyle F-16C/D’lere geçiş eğitim uçağı olarak modernize edildiler. Modernizasyon kapsamında bu uçaklara HUD, MFD, HOTAS, RWR, GPS+INS, “Fly-by-wire”sistemleriyle ASELSAN’ın üretimi olan CNI telsiz muhabere sistemi monte edildi.

Bir uçağın alacağı en sade ve en başarılı tasarım olarak bilinen F-5 uçakları, şu an bir kısmı eğitim için ve yedek olarak tutulurken, bir kısmı ise (NF-5) Türk Yıldızlarında görev yapmaktadır. Geri kalanlar emekli edilmiştir. Dünya ordularında yeni versiyonları da dahil olmak üzere pek çok ülke tarafından halen kullanılmaktadır.

F-5E
Türk F-5 ve NF-5
Türk F-5’leri
Türk F-5’leri

Mc Donnell-Douglas F-4E/RF-4E “Phantom-II” / F-4E 2020 “Terminator”

Türk Hava Kuvvetleri 1970’li yıllarda önemli “Phantom” kullanıcılarından biri olmuştur. THvKK’lığı bir kısmı yeni sipariş, bir kısmı da diğer NATO ülkelerinden transfer olarak toplam 236 “Phantom”a sahip olmuştur, Bunlardan 182’si F-4E’dir.

F-4 uçakları hız ve silah taşıma kapasitesi oldukça yüksek uçaklardır. Ayrıca Türk F-4 2020 uçakları İsrail tarafından en son teknoloji ile donatılmıştır. Türk Hava Kuvvetleri’nin derin darbe ve stratejik saldırı görevleri bu uçaklarda bulunmaktadır. Bu nedenle şu an yerleri doldurulamıyor ve F-35 gelene kadar da F-4’ler Türkiye için oldukça önemli durumdadır.

Uçakların kaynak kodu ve yazılım sorunu bulunmamakta ve bu nedenle yeni geliştirlen Türk yapımı silahları rahatlıkla kullanabilmektedir. Ayrıca SOM gibi büyük füzeleri rahatlıkla taşıyabilmektedir.

Yunanistan’ın F-4’ler satın almak temayülünde olması neticesinde Türk Hükümeti de harekete geçmiş, 1972’de TBMM’de kabul edilen 1601 sayılı yasa ile FMS (Foreign Military Sales-Yabancı Askeri Satışlar) çerçevesinde “Peace Diamond I” projesi ile 40 adet F-4E/RF-4E satın almayı kararlaştırmıştır.

“Phantom” eğitimi görmek üzere 8’i pilot, 4’ü SSO subayı, 2’si bakım, 1’i elektronik subayı ve 86’sı çeşitli branşlardan oluşan astsubay olmak üzere toplam 101 kişilik kafile iki grup halinde ABD’ye gitmiştir. İlk kafile 13.10.1973’de, ikinci kafile ise 03.07.1974’de hareket etmiştir. 15.08.1974’de de 1. Ana Jet Üs (Eskişehir)’de bir yurtiçi eğitim merkezi kurulmuş ve faaliyete başlamıştır.

Eskişehirde bir F-4

İlk iki “Phantom” (seri no. 73-1016 ve 73-1017) USAF pilotları tarafından 30.08.1974 tarihinde 1. Ana Jet Üs’se getirilmiştir. F-4E’lerin gelişi ile birlikte yeni bir subay sınıfa ihtiyaç duyulmuştur. Başlangıçta Sistem Silah Operatörü “SSO” daha sonraları Sistem Silah Subayı “SSS” olarak adlandırılan bu subayların yetiştirilmesi için 113. Filo ve Şimşek Kıt’a bünyesinde yetiştirme programı uygulanmış, Şimşek Kıt’a 1977’de lağvedildikten sonra bu görev Malatya-Erhaç’taki 7. Ana Jet Üs bünyesinde bulunan 171. Filo’ya devredilmiştir. Bu görev şu anda Konya’daki 3. Ana Jet Üs bünyesinde bulunan 131. Filo tarafından yerine getirilmektedir.

Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle ABD ambargo uygulamaya başlayınca 1974’de gelen uçak sayısı 8 adet F-4E ile sınırlı kalmıştır. Bunlardan  dördü 112. Filo’ya, diğer dördü de 113. Filo’ya teslim edilmiştir. 8 Ocak 1975’ten itibaren teslimata tekrar başlanmış, gelen “Phantom”lar 6. Ana Jet Üs’deki 161. Filo’ya tahsis edilmiştir. Ancak bu filonun bilahare F-16C’lerle donatılması üzerine “Phantom”lar, F-5A’ların yerini almak üzere 7. Ana Jet Üs’deki 171. ve 172. Filo’lara devredilmiştir.

1977 yılında “Peace Diamond II” dahilinde, 32 adet F-4E ve RF-4E’yi kapsayan ikinci bir sipariş açılmıştır. Bu partide gelen uçaklar 1. Ana Jet Üssü’nde bulunan 111. , 112.  ve 113. Filo’ları donatmak ve mevcut F-100’leri değiştirmek üzere kullanılmıştır. RF-4E’lerin tamamı 113. Filo’ya  RF-84F’lerin yerini almak üzere verilmiştir.

“Peace Diamond III” kapsamında 16 USAF F-4E “Phantom”u 1981 Haziran’ından itibaren teslim alınmış, bu uçaklar yeni kurulan 172 Filo’nun donatılması için kullanılmıştır. 1984 ortalarında da “Peace Diamond IV” çerçevesinde USAF’dan 14 adet F-4E daha gelmiş ve bu uçaklar yedek olarak çeşitli “Phantom” filolarına dağıtılmıştır.

Ege’de F4’ler Devriyede

USAF’tan emekliye ayrılan 40 adet F-4E de “Peace Diamond V” Haziran-Kasım 1987 arasında THvKv’lerine teslim edilmiştir. Bu uçakların bir kısmı Konya’daki 3. Ana Jet Üs’deki 131. ve 132. Filo’lardaki F-100D’lerin değiştirilmesi için kullanılmış bakiye de diğer filolara yedek olarak dağıtılmıştır.  

Türkiye’nin Körfez Savaşı’nda ABD’yi desteklemesi neticesi Türk Hava Kuvvetleri’ne “Peace Diamond VI” dahilinde USAF’dan çıkmış 40 “Phantom” daha verilmiştir. Bu uçakların sevkiyatı 25 Mart 1991’de başlamış ve 112. ile 172. Filo’nun yeniden teçhizi için kullanılmıştır. 1992 – 1994 arasında da Luftwaffe’den emekliye ayrılan 32 adet RF-4E Türkiye’ye hibe edilmiş ve bu uçaklar da 113. Filo’ya tahsis edilmiştir. Aynı şekilde 173. Filo da bu uçaklarla donatılmış, filoda mevcut F-4E’ler de 172. Filo’ya transfer edilmiştir. 172. Filo’daki F-4E’ler de 171. Filo’ya transfer edilmiştir. Bunun neticesi 171. Filo kara taarruz, 172. Filo önleme ve 173. Filo da foto-keşif görevlerini üstlenmiştir. 

RF-4E, F-4E’nin foto-keşif görevi yapabilen varyasyonudur. 1978’den itibaren Türk Hava Kuvvetleri’nin en önemli keşif unsurlarından biri olmuştur. THvKv’leri bir kısmı yeni sipariş, bir kısmı da diğer NATO ülkelerinden transfer olarak toplam 236 F-4E ve RF-4E’ye sahip olmuştur. Bunlardan 54’ü RF-4E’dir.

Luftwaffe’den emekliye ayrılan 46 adet RF-4E Türkiye’ye Alman kredisi ile verilmiş, 1992 – 1994 arasında teslim edilmiştir. Bu uçaklar 113. Filo ile 173. Filo’ya teslim edilmiştir. 173. Filo’da mevcut F-4E’ler de 172. Filo’ya transfer edilmiştir.

5000’inci F-4E “Phantom” 77-0290 seri numarası ile şu anda 112. Filo’da görev yapmaktadır.

Türk Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan 54 adet F-4E’yi modernize etmek ve ömürlerini uzatmak için iki firmadan teklif aldı. Bu firmalardan biri Luftwaffe F-4F ICE geliştirme programını gerçekleştiren Daimler Benz Aerospace ile İsrael Aircraft Industries IAI idi. 600 milyon ABD Dolarlık kontrat IAI’ye verildi. Kontrat gereğince ilk 26 uçağın geliştirilmesi İsrail’de, bakiye 28’inin ise Türkiye’de yapılması kabul edilmişti. Türkiye’de yapılacak işlemler için her türlü kit IMI tarafından temin edilecekti.

İlk iki uçak (73-1025 ve 73-1032) 27 Şubat 1997’de İsrail’e götürülmüştür. İlk uçağın (73-1032) geliştirilme ve ömür uzatma işlemleri tamamlanarak 11 Şubat 1999’da ilk tecrübe uçuşunu gerçekleştirmişdir. İlk teslimatlar 27 Ocak 2000’de yapılmıştır ve geliştirme-ömür uzatma işlemleri 2003 yılına kadar sürecektir.

F-4E/2020’lere ilk önerilen Norden APG-76 radarı yerine Lavi için geliştirilen Elta Electronics firmasına ait ELO/M-2032 takılmıştır. Kaiser/E1-OP geniş açılı HUD ve pilot için HOTAS da yapılan yeniliklerden bazılarıdır. Astronotik hava data bilgisayarı, Elsra SPS-100 ve Elta pasif/aktif elektronik savaş sistemleri ile GPS INS sistemleri de monte edilmiştir.

Gövdede yapılan temel değişiklikler ise malzeme yorulmasına karşı yapısal elemanların güçlendirilmesi, kabloların tümünün yenilenmesidir.Bu değişiklikler ile uçağın ömrü 2020 yılına kadar uzatılmaktadır. İlk gelen “terminator”ler 1. Ana Jet Üssü’ndeki 111. Filo’ya tahsis edilmiştir.

Hava Kuvvetleri F-4’leri bombardıman görevleri için de sıkça kullanmakta

Lockheed Martin / TAI – TUSAŞ F-16C/D “Fighting Falcon”

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti 1983 Eylül’ünde “Peace Onyx-I” çerçevesi içinde 132 adet tek kişilik F-16C ve 28 adet iki kişilik F-16D almayı planladığını açıklamıştır. Temel amaç yaşlanmakta olan F-104G, F-104S, F-5A ve F-5B’leri değiştirmekti. Ancak F-16’ların bir kısmı F-4’lerin değiştirilmesi için de kullanılmıştır.

F-16 C

İlk sekiz uçak General Dynamics’in Forth Worth-Texas tesislerinde üretilmiş, bakiye 152 uçak ise Mürted’deki TUSAŞ tesislerinde monte edilmiştir.

İlk F-16C ve F-16D teslimatları F-104G’leri değiştirmek üzere 4. Ana Jet Üs’te (Mürted-Akıncı) konuşlandırılmış 141. 142. ve 143. “Öncel” Filolara teslim edilmiştir. Bunu Bandırma’daki 6. Ana Jet Üs’te konuşlandırılmış olan 161. ve 162 filolar ile Balıkesir’deki 9.Ana Jet Üssü’ndeki 191. ve 192. filolar takip etmiştir.

F-16 uçakları Hava Kuvvetlerinin temel savaş uçağı konumunda

Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilen ilk uçaklar “Block 30” serisindendi fakat 44’üncü uçaktan başlamak üzere “Block 40” olarak üretildiler. Block-40’lar TEI tesislerinde lisans altında üretilen General Electric F110-GE-100 turbofanları ile donatılmışlardı. Buna ilaveten GPS navigasyon sistemine,APG-68(V) radarına, otomatik arazi takip radarına ve yeni ECM ekipmanına sahipti. AIM-9’a ilaveten AIM-7 ve AIM-120 “AA” füzeler taşıyabiliyorlardı. Bunlardan 161. filodakilere gece görüş, düşük irtifa navigasyon ve kombat görevi olanağı sağlayan “LANTIRN” sistemleri de takılmıştı.

Son teslim edilen F-16’lar Diyarbakır’daki 8. Ana Jet Üssü’nde 181. ve 182. filolardaki F-104G’leri değiştirmek için kullanılmıştır (Bu THvKv’deki F-104’lerin sonuncularıdır).

TUSAŞ toplam Block 30/40 152 adet F-16C ve F-16D üretmiş, buna ilaveten Mısır Hava Kuvvetleri için de tümü Block 40 olmak üzere 34 adet F-16C ve F-16D üretmiştir.

F-16’lar bugün dünyada en çok kullanılan avcı uçağı durumundalar. 4000 den fazla üretilen uçak maliyet etkinliği olarak en iyi uçak olarak gösterilmektedir.

TUSAŞ USAF için üretilecek F-16’ların orta gövde, kanat ve arka gövdelerini üretmekle de görevlendirilmiştir.

TUSAŞ üretimine “Peace Onyx-II” ve “3. Parti Sipariş” kapsamı içinde Block 50 F-16C ve F-16D’lerle devam etmiş, ilk 160 uçaklık gruba ilaveten 120 adet daha uçak üretmiştir. AN/APG-68(V5) radarı, yeni radar uyarı sistemleri ve AGM-88 HARM füzesi fırlatabilme donanımı ile donatılmış Block 50 F-16’lar ilk olarak 182. Filo’ya verilmiştir. Bunu da Merzifon’daki 151. ve 152. filoların F-5’lerini değiştirmek için sevk olunan F-16’lar takip etmiştir.

8 adedi ABD’de, 266’si Türkiye’de TUSAŞ tarafından üretilmiş olarak toplam 240 F-16C ve F-16D THvKv’ne teslim edilmiştir (TUSAŞ rakkamına Mısır için yapılanlar da dahildir).

Boeing KC-135R “Stratotanker”

Türk Hv. Kuv. uzun menzilli görevler için 1990’lı yılların başından itibaren tanker uçakları envanterine katmak düşüncesindeydi. Bu düşünce ABD ile 1994’de varılan anlaşma ile gerçekleşti. Başlangıçta iki KC-135R kiralık olarak USAF’tan alındı. Ancak satın alınan 7 uçağın gelmesinin başlaması ile bu uçaklar envanterden çıkarılıp iade edildi. Uçakların tamamı İncirlik’te konuşlandırılmış bulunan 101. Filo’ya tahsis edilmiştir.

E737-700 HİK 

Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın keşif, gözetleme ve komuta kontrol ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Havadan Erken İhbar ve Kontrol Uçağı tedarik projesi 1996 tarihinde gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi kararı ile başlatıldı. Proje kapsamında 1998 yılında dört ayrı firmadan teklif alındı. 28 Kasım 2000 tarihinde SSİK tarafından Boeing/Northrop Grumman Ortaklığı ihaleyi kazandığı açıklandı ve 4 Haziran 2002 yılında sözleşme imzalandı.

Boeing firmasına 23 Temmuz 2003 yılında 4+2 opsiyon E737-700 HİK uçağı ile eğitim, lojistik destek paketini kapsayan toplam maliyeti 1.520 Milyar değerinde sipariş verildi. Uçaklar şu anda Kuzey, Güney, Doğu ve Batı adı altında Hava Kuvvetleri emrinde radar, istihbarat ve elektronik harp görevlerini 7/24 uygulamaktadırlar.

Nakliye Filosu

Hava Kuvvetleri ulaştırma ve nakliye filosunun belkemiğini C-160, C-130, CN-235 CASA ve A400 M Uçakları oluşturmaktadır.

A400M Atlas
CN-235 CASA
C-130 Hercules
C-160 Transall

Hava Kuvvetlerinin Roket, Bomba ve Füze Kabiliyeti

Bir F-16 silahları ile birlikte sergileniyor

A. Güdümlü – Güdümsüz Bombalar

MK-81, MK-82, MK-83 , MK-84

GBU-10 Paveway I , GBU-12 Paveway II

GBU-31 (GPS Güdümlü) , GBU-31: BLU-109 BunkerBuster

GBU-38, HGK-84: GBU-31 (Yerli)

MK 20 Rockeye II, CBU-58, CBU-103 ve CBU-105

MK-84’ler Depoda

B. Havadan Yere Füzeler

AGM-65 Maverick, AGM-154 A-1, AGM-142A/Popeye-1, MM-38 Exocet, AGM-88 HARM, AGM-114 Hellfire, AGM-154 JSOW

C. Seyir Füzeleri

SOM, AGM-84K Slam-Er, SOM-J

D. Havadan Havaya Füzeler

AIM-120 AMRAAM, AIM-7 Sparrow, AIM9-X Sidewinder, Gökdoğan, Bozdoğan

Amraam ve Harm bir arada

Benzer Haberler

Leave a Comment