Türkiye’nin Mevcut Hava Savunma Sistemleri

Bugünlerde çok canlı olan Türkiye’nin hava savunma ve yüksek irtifa hava savunma sistemleri konusu herkes tarafından bilinmekte. Biz bugün bu konu da dahil olmak üzere Türkiye’nin mevcut hava savunma şemsiyesine kısa bir göz atacağız. S-400 meselesi yüzünden Türkiye’nin hava savunmasının hiç olmadığını düşünenler olabilir. Türkiye’nin elbette bir hava savunma gücü vardır. Temel problem yüksek irtifa hava savunması konusundaki eksiklikten kaynaklanmaktadır.

Türkiye’nin Radar ve Gözlem Ağları

Bugün Türkiye’nin hava sahası gözlem kabiliyeti oldukça iyi seviyededir. Hava gözlem birimleri temel olarak aşağıdaki unsurları içermektedir.

  1. Hava Kuvvetleri Radar Tesisleri
  2. NATO Awacs Gözlem Uçakları
  3. NATO/Amerikan Radar Tesisleri
  4. E-7 HEIK Uçakları
  5. Sivil Havacılık Radarları
  6. Keşif Uydu Komutanlığı
  7. Deniz Kuvvetleri Savaş Gemileri Radar Sistemleri
  8. Gezici Üsler ve Komutanlıklar
  9. Hava savunma birimlerinin kendi radarları
  10. Devriye görevindeki savaş uçaklarının radar ve gözlem sistemleri
Kocaeli Körfez Radar Komutanlığı

Türk Hava Kuvvetleri radar ağları aşağıdaki illerde konuşlanmış olup, yerli ve yabancı menşeli pek çok radar sistemini Hava Kuvvetleri Hava Harekat Merkezlerine enterkonnekte olarak çalışmakta ve mevcut sivil havalanlarının radar görüntüleri de bu merkezde toplanmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin sahip olduğu 4 adet E737-700 HİK uçağı  ile radar kapasitesi oldukça artmış ve kendi hava sahası dışında komşu ülkelerin tamamının hava sahası da izlenebilir hale gelmiştir.

  1. Füze Üs Komutanlığı, Alemdağ, İstanbul
  2. Ahlatlıbel Hava Radar Mevzi Komutanlığı , Ankara
  3. Körfez Hava Radar Mevzi Komutanlığı , Kocaeli
  4. Karabelen Hava Radar Mevzi Komutanlığı , İzmir
  5. Çanakkale Hava Radar Mevzi Komutanlığı
  6. Erzurum Hava Radar Mevzi Komutanlığı
  7. Datça Hava Radar Mevzi Komutanlığı , Muğla
  8. Ayancık Hava Radar Mevzi Komutanlığı , Sinop
  9. İskenderun Hava Radar Mevzi Komutanlığı , Hatay
  10. Rize Hava Radar Kıta Komutanlığı, Rize
Türk Hava Kuvvetleri E-7 HEIK (Havadan Erken Ihbar ve Kontrol) Uçağı

Boeing 737 AEW&C MESA bir erken hava uyarı ve kontrol (AEW&C) uçağıdır.

Boeing AEW&C sistemi yüksek performanslı, brüt ağırlığı arttırılmış 737-700 ile Northrop Grumman’ın MESA olarak adlandırılan çok maksatlı elektronik taramalı, dost-düşman ayrımı yapabilen radarını içermektedir. Türkiye’nin Barış Kartalı projesi kapsamında alacağı 737 AEW&C sistemi esken ve açık yapılı bir görev bilgisayar sistemini ve Türk yapımı elektronik destek sistemlerini ve haberleşme kabinini içermektedir. Uçaklardan Türkiye’de 4 adet bulunmakta ve her birisi 600 km’lik bir alandaki uçan hemen her şeyi görüp hava savunma unsurlarına anında haber vermektedir. Radar ağı olarak Türkiye’nin tamamını kaplayan tek başına ayrı bir radar sistemi olarak düşünülebilecek kadar önemlidir.

Türkiye hava istihbaratındaki gücünü tabii ki uzayda da sürdürmektedir. Göktürk uyduları bu maksatla keşif ve uydu komutanlığı emrine verilmiştir. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın uzay alanındaki vizyonu, Keşif-Gözetleme faaliyet alanında uydu görüntüsü ihtiyacını barış zamanından itibaren karasuyu ve hava sahası kısıtlaması olmaksızın, coğrafya ve iklim koşullarından bağımsız olarak, gece, gündüz ve her hava şartında elde edebilmek için uzay tabanlı görüntüleme yeteneğine sahip olmaktır.

Bu kapsamda, Hv.K.K.lığı envanterine giren Yer Gözlem (Keşif-Gözetleme) Uydu Sistemleri ile diğer uzaktan algılama uydu sistemlerini işleterek uzay harekatını gerçekleştirmek, elde edilen uzaktan algılama uydu hizmet ve ürünlerini kullanıcı birlik ve kamu kurum/kuruluşlarının kullanımına uygun niteliklerde hazırlayarak dağıtımını sağlamak, harekat ihtiyaçlarını karşılayacak uydu sistemlerinin belirlenmesi için yürütülen çalışmalara katılmak, uydu sistemlerine yönelik yapılan teknik proje çalışmalarına katılmak ve talep edildiğinde danışmanlık hizmeti vermek üzere kurulan komutanlık oldukça aktif olarak görevlerini sürdürmektedir.

Nato Awacs sistemi ise başta İncirlik ve Konya üsleri olmak üzere rutin faaliyetlerini sürdürmekte ve Türk Hava Kuvvetleri ile bu bilgileri anlık paylaşmaktadır.

NATO AWACS Sistemi

Ayrıca Türkiye’nin elinde pek çok farklı tipte, yerli ve yabancı elektro-optik ve radar gözetleme ve takip sistemi bulunmaktadır.

Aselsan Kalkan Radarı

Türk hava savunma şemsiyesi, çeşitli yıllarda yurt dışından alınan pek çok sistemi içermektedir. Günümüzde alçak ve orta irtifa hava savunmasında Türkiye’nin dışa bağımlılığı kalmamıştır. Alçak irtifa uçaksavar top sistemleri özellikle radar altından hücum etmekte olan uçak, seyir füzesi ve dron’lar için en etkili silahtır. Zira çok kısa menzilde hiçbir füze yeterli etkinliği gösteremediği gibi ateşleme için füzenin süre ve şansı da kalmamaktadır. Türkiye her ne kadar KORKUT sistemlerini kullanıma alsa da elindeki modern mevcut sistemler de 1980 sonrasında alındığı için hem etkili hem de yenidir. Bu nedenle kullanım dışı veya depo’ya kaldırılan uçaksavar sistemleri daha çok modern olmayan standart ve eski sistemlerden oluşmaktadır.

A. Bofors L60 / 70 Otomatik Uçaksavar Top Sistemi

Bofors L-70

İlk modeli 1934 yılında üretilen L-70 topları günümüze kadar tüm dünyaca kullanılmakta olan bir uçaksavar top sistemidir. Yeni modelleri doğal olarak elektronik ve yazılım sistemleri ile tam olarak donatılmış olup 40 mm çapında, tek namlulu, 5.150 kg ağırlığında Azami menzili 14.800 m, etkili menzili 12.500 m olan bu sistem radar sistemleri ile koordineli çalışarak uçaklara kilitlenir. Manuel, yarı otomatik ve tam otomatik olarak çalışabilmektedir.

Bağlı olduğu radara aynı anda 3 top bağlanması ve atış idare cihazı kullanılarak senkronize bir şekilde atış yapması sağlanır. Türk Hava Kuvvetleri üslerinde bataryalar şekilde konuşlanmıştır. Her batarya 4 mevzi istasyonundan; her istasyon ise 3 top’tan oluşur. (3 adet L70, 1 Adet Radar ve Güç Kaynağı). Bu sistem alçak irtifa hava savunma sistemleri sınıfına girmektedir.

L70 oldukça eski olmasına rağmen bugün bile 70 kadar ülke tarafından çeşitli versiyonları kullanılmakta olan bir silahtır. Halen aşağıdaki üreticiler tarafından üretilmektedir. Yeni olan modelleri oldukça etkili ve moderndir. Türk Hava Kuvvetlerinin üs korumasındaki 1. seviye silah olarak geçmektedir. Türk Hava ve Kara kuvvetlerinde 300 adet  L/70 & L/70T Bofors ve 600’den fazla L/60 & M1A1 Bofors bulunmaktadır.

Üreticiler :
Bofors Defence (1932–2000)
Zastava Arms (1970–Halen Üretiliyor)
United Defense Industries(2000–2006)
BAE Systems AB (2006–Halen Üretiliyor)

B. Oerlikon Uçaksavar Top Sistemi

Bir diğer top sistemi Oerlikon GDF sistemidir. İsviçre’li Oerlikon firması tarafından 1956 yılından itibaren üretilmeye başlanan ve bugüne kadar bir çok modeli çıkartılan dünyanın en etkili yakın menzil hava savunma silahlarındandır.

Oerlikon GDF 006 Uçaksavar Topu – Dünyadaki en etkili yakın irtifa hava savunma sistemlerinden birisidir.

4000 m etkili menzili, 12.500 m toplam menzili olan, her bir namlusundan 550 olmak üzere dakikada toplam 1100 mermi atabilen, merminin namludan çıkış hızı 1175m/s olan, yüksek hassasiyetli, etkili, tahrip gücü yüksek,sabit hedeflerin savunmasında kullanılması etkin (örneğin boğaziçi köprüleri bu silahla savunulmaktadır) otomatik bir hava savunma topudur. Radar kontrolü ile havadaki bir uçağı 40 km öteden itibaren takibe alabilen, 12 km mesafe içinde atışa başlayan, kendi ekseni etrafında 360 derece dönebilen namlusunu 90 derece dikey olarak konumlandırabilen çok etkili bir sistemdir. Yerli üretimde karşılığı Korkut Sistemidir.

Her iki sistemde de atış tahdit alanı vardır. Uçaksavar giriş kapı ve koridorları toplarda bulunan düzenek üzerinde işaretlenerek, koridorda uçan uçaklara atış kısıtlaması getirilir. Aynı şekilde atış yapılmasını istemediğiniz bölgeyi tahdit altına alarak, topların atış yapmasını da engelleyebilirsiniz.

Türk Silahlı Kuvvetleri çeşitli birliklerinde 100’ün üzerinde  Oerlikon GDF-001 ve 120  kadar Oerlikon GDF-003, 440 kadar Oerlikon GAI-D01 silahı bulunmaktadır.

C. Diğer Uçaksavar Top Sistemleri

Yukarıdaki sistemler oldukça gelişmiş ve yeni olup, Türkiye’nin elinde çok daha eski yüzlerce uçaksavar daha bulunmaktadır. Bunların bir kısmı güneydoğu da üs bölgelerine hava ve kara hedeflerine karşı kullanılmakta olup bir kısmı da depo seviyesinde tutulmaktadır. TSK’da bulunan eski uçaksavar sistemleri şunlardır :

300 Rheinmetall Mk.20 Rh202,

110   M42 Duster(envanter dışı – hurdaya ayrıldı)

900  M55 (kara kuvvetleri depo seviyesi)


Rheinmetall Mk.20
M55
M42 Duster

D. Rapier Füze Sistemleri

Rapier Füzeleri, Türk Hava Kuvvetlerinin üs savunmasındaki temel füze tabanlı silahıdır. 80’li yıllardan itibaren silahlı kuvvetler envanterine girmeye başlamış modern bir füze sistemidir.

Rapier Bataryası

Rapier, 23 km yarı çapında bir bölgenin renkli görüntüsünü verebilen bir sistemdir. IFF teçhizatı sayesinde dost ve düşman uçaklarını ayırt edebilir. Gelişmiş DN-181 Blindfire İzleme Radarı tarafından yönlendirilmektedir. Uçaksavar giriş kapı ve koridorları skop üzerinde işaretlenerek koridorda uçan uçaklara atış kısıtlaması sağlanır.

Rapier Füze Sisteminin atış gücü MK-I ve MK-II füzelerinden oluşmaktadır. İki aşamalı katı yakıtlı roket motorunun sağladığı 2.5 mach hızla hedefe yönelir ve seyir sırasında 30 g’lik manevralar yapabilir. 8 km etkili menzile ve 5 km etkili irtifaya sahiptir. Yaklaşma/yakınlık tapalı bir füzedir ve hedefe yakın bir mesafede patlayarak hedefi etkisiz hale getirir.

Türkiye, 1983 yılında 146 milyon £ karşılığında 36 adet Rapier lançeri, 12 adet Blindfire izleme radarı ve 468 adet Rapier Mk-II füzesi siparişi vermiştir. 1983-1985 arasında teslim edilen bu sistemlere ek olarak, 1985’te yeniden 36 adet Rapier lançeri ve 15 adet Blindfire izleme radarı sipariş edilmiş, bu teslimatlar da 1986-1988 arasında tamamlanmıştır. Ocak 1995’te ABD tarafından alınan bir kararla İncirlik ve İzmir’deki NATO askeri tesislerinin alçak irtifa hava savunmasında kullanılan 14 adet Rapier lançeri, 13 adet Blindfire izleme radarı ve 515 adet Rapier MK-I füzesi EDA yardımı kapsamında Türkiye’ye hibe edilmiştir.

1996 yılı Ocak ayında Milli Savunma Bakanlığı ve BAE Systems arasında yapılan bir anlaşma ile Türk Hava Kuvvetleri envanterindeki Rapier sistemlerinin Rapier II adıyla B1X seviyesinde modernize edilmesi kararlaştırılmış, 70 milyon £ maliyetle 78 adet Rapier’ın Şubat 1996 ile Mayıs 1999 arasında B1X seviyesinde modernizasyonu gerçekleştirilmiştir.

Oldukça modern etkili ve iyi bir füzedir. Temel kullanıcıları İngiltere ve Türkiye’dir.

E. Stinger – Redeye – IGLA Manpads Füze Sistemleri

Stinger Türkiye tarafından çok iyi bilinen bir sistemdir. Zira roketsan bu füzenin resmi lisanslı üreticilierindendir. Üretimine 1978 yılında General Dynamics(ABD) tarafından başlanan pasif güdümlü ateşle-unut tipi hava savunma füze sistemidir. Redeye gibi eski sistemlerin yerine geliştirilmiş olup, 1983-1988 yılları arasındaki sovyet afganistan işgaline karşı afganların neredeyse temel savunma silahı olmuştur. Stinger tarafından yüzlerce sovyet uçak ve helikopteri düşürülmüş, savaşın seyri bu silah sayesinde değişmiştir.

Stinger

Tek personel tarafından MANPADS (Omuzdan atılarak) kullanılması, yüksek isabet ve tahrip özelliği gibi sebeplerle kara birliklerinin hava savunmasında önemli bir yere sahiptir. Hedefine kızılötesi ve mor ötesi ışınlarla yönelir. 8 km etkili menzile sahiptir. Yerli olarak üretildiğinden Atılgan ve Zıpkın sistemleri de bu füzeyi kullanmaktadır.

Stinger tabanlı atılgan ve zıpkın sistemi

Genel olarak kara birliklerinin taktik savunması amacıyla kulanılan sistem Türkiye’nin elinde 70 adet Atılgan KMS (Kaideye Monteli Stinger), 35 Zıpkın KMS, 800 omuz tipinde lançer ve 5239 adet FIM-92A/C Stinger POST/RPM füze bulunmaktadır. Yerli olarak üretildiğinden gerçek sayının 10 binin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir.

Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerinde 1,089 adet FIM-43A Redeye ve 40 adet 9M39 Igla tipi manpads füze sistemi de bulunmaktadır. Tam sayı bilinmemektedir. Redeye, F-16’nın da üreticisi eski Amerikan General Dynamics (Şimdilerde Lookheed Martin) tarafından üretilmiş ve 70’lerin sonlarından itibaren TSK envanterine girmeye başlamıştır. Daha sonra Roketsan’ın Stinger üretimine başlaması ile depo seviyesine çekilmiştir. 9K38 Igla ise Aselsan tarafından test ve değerlendirmelerde kullanılmak üzere Rusya’dan satın alınmıştır.

FIM-43 Redeye
9M39 Igla

F. PORSAV Füzesi ve SUNGUR Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi

PORSAV Füzeli Sungur Sistemi

SUNGUR, portatif özelliğiyle çeşitli kara, hava, deniz platformlarına entegre edilerek kullanılabilecek. Gece ve gündüz her türlü koşulunda kullanılabilen SUNGUR, 360 derece atış kabiliyetinin yanı sıra hedef tespit, teşhis, tanımlama ve takip kabiliyetine sahip.

Sungur aslında mevcut stinger ve stingere dayalı Atılgan ve Zıpkın sistemlerinin yerlerini alması için tasarlanmış modern bir omuzdan atılan (MANPADS) füze sistemi olan PORSAV’a dayanmaktadır. Envantere girmesi ve çoğalmasıyla birlikte eski IGLA/REDEYE ve STINGER’lerin yerini alacaktır.

PORSAV Manpads

SUNGUR VE PORSAV SİSTEMİNİN ÖZELLİKLERİ:

Hareketli Atış Yeteneği
Gece-Gündüz Hedef Tespit, Teşhis, Tanımlama, Takip
360 Derece Atış Kabiliyeti
Yüksek Manevra Kabiliyeti
Yüksek Hedef İsabet Yeteneği
Karşı Tedbir Özelliği
Titanyum Harp Başlığı
Hedefin Uzun Menzilden Görüntülenmesini Sağlayan Nişangahı
4 km+ İrtifa
8 km Menzil

PORSAV ve Sungur Sistemleri envantere girmeye başlamıştır. Henüz tam teslimat sayıları belli değildir.

G. Korkut Alçak İrtifa Nokta Hava Savunma Sistemi

KORKUT

Menzili 4 kilometre olan sistem, hava-yer mühimmatları, seyir füzeleri, helikopter ve İnsansız Hava Araçlarına karşı geliştirildi. İhtiyaçlar doğrultusunda sisteme STINGER ve IGLA-S gibi kısa menzilli IR güdümlü füzeler de monte edilebilecek. KORKUT’un toplam 4000 adet mermi taşıma kapasitesine sahip olduğu yetkililerce belirtiliyor.

KORKUT Sistemi, hareketli unsurlar ile mekanize birliklerin hareket halinde yüksek isabet oranı, gece/gündüz her türlü arazi ve hava şartlarında hava savunmasının etkin şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla geliştirildi. KORKUT Sistemi, üç Silah Sistemi Aracı (SSA) ve bir Komuta Kontrol Aracı’ndan (KKA) oluşan takımlar halinde görev yapacak.

Ateş gücü MKE tarafından üretilen iki adet 35 mm’lik toptan oluşan ve hareket halinde atış yapabilen KORKUT, dakikada 1100 mermi atıyor. Ayrıca havada parçalanan 35 mm parçacıklı mühimmat da kullanılabiliyor. Menzili ise 4 kilometre. ATOM programlanabilir parçacıklı mühimmat da kullanabilen sistem özellikle yüksek hızlı seyir füzelerine karşı oldukça etkili.

ATOM 35 mm Parçacıklı Mühimmat hassas zaman sayma ve ölçülen mühimmat çıkış hızına göre düzeltmeli zaman programlama yetenekleri sayesinde yüksek vuruş hassasiyeti yakalıyor. Böylece namlulu sistemlerin etkili hava savunma silahları olarak kullanılabilmelerine imkân sağlanıyor. Modernize Çekili Top ve KORKUT Sistemleri, ATOM 35 mm Parçacıklı Mühimmatla birlikte kullanıldığında savaş uçağı, helikopter gibi geleneksel hava hedeflerinin yanı sıra havadan karaya füzeler, seyir füzeleri, insansız hava araçları gibi modern hava tehditlerine karşı da etkinlik sağlıyor. ATOM 35mm Parçacıklı Mühimmat, ASELSAN ana yükleniciliğinde MKEK ve TÜBİTAK SAGE ile birlikte geliştirildi ve katmanlı hava savunmanın önemli bir unsuru oldu.

Bugüne kadar TSK’ya 27 adet teslim edilmiştir. Teslim edilecek ATOM mühimmatı ise ilk aşamada 100 bin adetten fazladır. Ayrıca sistem deniz kuvvetlerindeki Phalanx ve Sea-Zenith sistemlerinin de yerini alacaktır.

H. Hisar-A/A+ Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi

Türkiye alçak irtifa hava savunma sistemi kapsamında komple çözüm olan HİSAR savunma sisteminin alçak irtifa parçası olan HİSAR-A/A+ projesini başarı ile yürütmektedir.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın alçak irtifa hava savunma ihtiyaçlarını karşılamak üzere, hareket halindeki birliklerin ve kritik bölge/noktaların nokta ve bölge hava savunması kapsamında tehdidin alçak irtifada tesirsiz hale getirilmesi görevini yerine getirmek amacıyla ASELSAN tarafından milli imkanlar kullanılarak Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi (AİHSFS) geliştirilmektedir.

HİSAR-A Projesi kapsamında; Kundağı Motorlu (K/M) Otonom AİHSFS, Çekili AİHSFS ve her iki konfigürasyondan atılabilen alçak irtifa hava savunma füzesi geliştirilecek, ürün ve üretim hattı kalifikasyonu yapılacaktır.

Kundağı Motorlu (K/M) Otonom AİHSFS, üzerinde barındırdığı 3 boyutlu arama radarı, komuta kontrol ve atış kontrol aracılığıyla tam otonom olarak görevini icra edebilmektedir. Çekili AİHSFS ise komuta kontrol ve atış kontrol fonksiyonlarının Ateş İdare Cihazı tarafından gerçekleştirileceği bir füze fırlatma sistemidir.

Hisar-A (Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi), FNSS ACV-30 aracı şasisine montelenmiş dört dikey Hisar-A lançerinden ve füzelerinden oluşur. Araçlı Hisar-A sistemine, bağımsız bir sistem olabilmesi için, bir hava gözetleme radarı ve bir elektro-optik/kızılötesi (EO/IR) sistemi montelenmiştir.

  • Minimum menzil: 2 km
  • Maksimum menzil: 15 km / A+ 18 km
  • Minimum irtifa: 30 metre
  • Maksimum irtifa: 5 km / A+ 7 km
Hisar-A

TSK’ya 2021 itibari ile envanter girişi yapılmaya başlanmış ve ilk aşamada 27 adet sistem seri üretim ve teslim sürecine başlamıştır.

I. MIM-23 I-HAWK (Geliştirilmiş Hawk)

Azami menzili 40 km, etkili menzili 18 km olan orta irtifa hava savunma sistemidir. Genellikle strartejik yerleri korumak için konuşlandırılır. Lançerinde 3 füze taşımaktadır. Hedef tespit radarı AN/MPQ-51 (Improved Hawk – Phase II) dir. Libya Wattiye hava üssüne yapılan saldırıda 2 adet sistem zarar görmüştür. Diğer sistemler Türk Hava Kuvvetleri’nin hava üslerini korumak üzere aktif durumdadır. Hava kuvvetlerinin HİSAR-O sistemleri gelene kadar temel Orta irtifa hava savunma silahı durumundadır.

İlk modelleri 1960 yılında ABD tarafından üretilmiştir. 2001 yılında imzalanan Nato Güney Kanat Yardımı kapsamında ABD’nin envanterinden çıkarma kararı aldığı sistemi  270 Milyon $ bedelle 8 adet Atış ünitesi, 24 adet Füze bataryası, 175 adet MIM-23B Hawk füzesi, 8 adet MPQ-64 Sentinel 3D hava savunma radarı ile birlikte 2005 yılında modernize edilerek Türk Hava Kuvvetlerine TURK HAWK XXI adını alarak teslim edildi.

Şu an hava kuvvetleri envanterindeki Hawk füzeleri oldukça iyi durumdadır ve günceldir. Hava üslerinin korumasında kullanılmaktadır. Tüm dünyada aktif kullanıcısı en çok olan orta irtifa hava savunma silahlarından birisidir.

Daha Detaylı bilgi için :

J. HİSAR-O Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi

HİSAR-O Sistemi

Türkiye yine HİSAR savunma sisteminin orta irtifa parçası olan HİSAR-O projesini başarı ile yürütmektedir. Sistemin test ve denemeleri sürmektedir.

HİSAR-O Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi sabit birlikler ile kritik tesislerin:
• Savaş Uçakları
• Helikopterler
• İnsansız Hava Araçları
• Seyir Füzeleri
• Havadan Karaya Füzelere karşı hava savunma görevini icra eder.

HİSAR-O hedef tespit, sınıflandırma, teşhis, takip, komuta kontrol ve atış kontrol fonksiyonlarını icra etmek üzere dağıtık mimaridedir. HİSAR-O Tabur seviyesinde; Tabur Atış Kontrol Merkezi (AKM), Tabur seviyesi Radar, üç HİSAR-O Bataryası, Taktik Data Link Haberleşme Sistemi ve Destek Araçlarından oluşacak şekilde
organize olmaktadır. Tabur AKM, tabur seviyesi Radar ile Hava Savunma Bataryalarını kullanılarak entegre hava resmini oluşturur ve Bataryalar için tehdit değerlendirme ve tahsis amacıyla kullanır.

HİSAR-O Bataryası; Batarya AKM, batarya seviyesi Radar, ElektroOptik Sistem ve Füze Fırlatma Sistemlerinden oluşmaktadır. HİSAR-O Bataryası hedef tespit, takip, teşhis, komuta kontrol ve atış kontrol fonksiyonlarını otonom olarak icra edebilme yeteneğine sahiptir.

HISAR-O Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi en gelişmiş teknoloji ile gelecekteki yeni ihtiyaçların ve özelliklerin ilavesine imkan sağlayabilecek yapıda açık bir mimariye sahiptir

HİSAR-O (Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi) Mercedes Zetros şasisine monte edilmiş dikey bir lançerden oluşur.

  • Minimum menzil: 3 km
  • Maksimum menzil: 25+ km / O+ 35 km
  • Minimum irtifa: 50 metre
  • Maksimum irtifa: 15 km
  • Mach hızı: Mach 2 / 2.4 O+

Atışa Hazır Füze: ≥ 18 (Batarya Seviyesi) ≥ 54 (Tabur Seviyesi)
• Savaş Uçağı Tespit & Takip Menzili : 40 – 60 km
• Takip Edilebilen Hedef Sayısı : > 60 hedef

K. NIKE HERCULES Yüksek İrtifa Hava Savunma Sistemi

MIM-14 Nike Hercules, ABD’li Western Electric firması tarafından üretilen ve 1950’li yılların teknolojisini taşıyan bir YÜKSEK İRTİFA HAVA SAVUNMA Füzesidir. Tasarım amacı Sovyet bombardıman uçaklarının ve balistik füzelerinin yüksek irtifada önlenmesidir. Yerden radar güdümlü bir füzedir. 144 km menzil ve 45 km irtifa kapasitesine sahiptir.

Katı yakıtlı roket motorunun sağladığı 3.65 mach hızla hedefe yönelir. 500 kg ağırlığındaki harp başlığı parça ve infilak tesirlidir. Sistem mobil hareket kabiliyetine sahip değildir. Nükleer başlık taşıyabilir ve teoride kısmi olarak kara hedeflerine karşı saldırı yeteneği de vardır. MIM-14B Nike Hercules, Türk Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan tek yüksek irtifa hava savunma füzesidir. Türk Hava Kuvvetleri bünyesine 1959-1964 yılları arasında ABD desteğiyle 72 adet Nike Hercules tedarik edilmiştir. Füzeler İstanbul’da konuşlu 15. Füze Üs Komutanlığına bağlıdır ve Boğazların hava savunmasından sorumludur. Zaman içinde çeşitli geliştirmelere tabi tutulan bu füzeler günümüz muharebe şartlarında etkinliğini yitirmiştir. Yaz aylarında HvKK’nın İstanbul Şile’deki atış sahasında gerçekleştirilen karma atışlar kapsamında peyderpey hizmet dışına çıkarılmakta olup çok az bir kısmı yüksek irtifa hava savunma füzesi tedarikine kadar envanterde tutulmaktadır. Teknolojisi ve savunma kabiliyeti çok düşük olduğundan dünyadaki birçok ülke bu füzelerini kullanım dışı bırakmışlardır. Ülkemiz, Güney Kore ile birlikte envanterinde Nike Hercules bulunduran son iki ülkeden biridir.

Bu füzeler nükleer başlık ile birlikte nükleer önleme kapasitesine sahip olduğundan Türkiye ve Güney Kore bu sistemleri halen envanterde tutmaktadırlar. Füzeler iyi durumda olmasına rağmen elektronik sistemleri modernize edilemeyecek kadar eskidiği ve üretici firma kalmadığı için şu an sadece boğazların savunmasında temel hava savunma görevi bulunmaktadır. S-400 ve HİSAR ile birlikte tarihin tozlu sayfalarında yerlerini alacaktır.

Nike Hercules
NIKE’ın diğer bir versiyonu olan NIKE AJAX Füzesi

L. S-400

Türkiye’nin elindeki en güçlü hava savunma sistemi olan S-400 ”Triumph” mobil hava savunma sistemi, erken ihbar/uyarı uçaklarına, keşif/saldırı bir parçası olabilecek savaş uçaklarına, seyir halindeki stratejik füze taşıyıcılarına, taktik balistik füzelere, orta menzil balistik füzelere, yoğun telsiz karşı tedbirleri kaynaklı hava tehditlerine ve güncel/gelişmiş hava tehditlerine müdahale için tasarlanmıştır. Sistem tüm irtifalarda etkindir.

S-400 ”Triumph” hava savunma sistemi, otonom modda veya üst komuta görevleriyle ya da harici radar veri aktarma sistemleriyle etkileşime girerek saldırı harekâtını gerçekleştirir.

Komşu olan kısa/orta/uzun menzilli hava savunma sistemlerinden alınan radar verilerine dayanarak,
Üst komuta ordugahından alınan verilere dayanarak ve 30K6E komuta kontrol unsurlarıyla,
Birleştirilen tespit radar verilerine dayanarak plan çizer ve 30K6E komuta kontrol unsuruyla arayüzler/eşler.

S-400 Triumph

Temel Bileşenler :

30K6E Komuta ve Kontrol Araçları
8 adede kadar 98J6E Hava Savunma Atış Birimi
Hava Savunma Füze Sistemi mühimmatları (40HN6E, 9M96E2, 48N6E3, 48N6E2)

S-400 ”Triumph” Hava Savunma Sistemi komuta kontrol unsurlarıyla, savaş araçlarıyla, veri bağı/data link ile ve müşterilerin hava savunma tanımlama sistemleriyle etkileşime girebilir.

Türk Hava Kuvvetleri’nin elinde şu anda dört bölük halinde 192 füze’den oluşan iki adet S-400 sistemi vardır.

Rus askeri yapılanmasına göre bir hava savunma bölüğü dokuz bataryadan oluşuyor. Dört bölükteki batarya sayısının 36 adet ve S-400’lerin bir bataryası rampa, radar ve komuta merkezi olmak üzere üç mobil araçtan oluşuyor.

Türk Hava Kuvvetleri’nde her bir sistemde 72 olmak üzere iki sistemde toplam 144 füze hazır durumda ve ayrıca 48 de yedek füze olmak üzere toplam sayı 192’dir.

Füze menzili yaklaşık 400 kilometre olan S-400’ler, 185 kilometre yükseklikteki hedefleri vurabiliyor. Sistem, 600 kilometre uzaklıktaki hedefleri algılıyor, 10 saniyeden az sürede hedefe tepki verebiliyor. Sistemler mobil olmakla beraber şu anda ana karargah Ankara Akıncı hava üssü’dür. 2020 yazında testleri tamamlanmış ve aktif durumdadır. Ruslar ile 4 bölük daha alımı üzerine görüşmeler sürmektedir.

M. HİSAR-U ve ASTER

Türkiye S-400 alımıyla birlikte ilk defa komple bir hava savunma şemsiyesine kavuşmuştur. Çünkü S-400 yukarıdaki hava savunma sistemlerinin tamamının yerine çok katmanlı bir savunma sağlayabilmektedir. Sistem alçak, orta ve uzun menzil için ayrı ayrı füze taşımakta ve tehdit durumuna göre sırası ile ateşlemektedir.

HİSAR-U henüz proje aşamasında olup muhtemelen S-400 ve avrupa ile birlikte planlanan ASTER projesinden elde edilen veriler ile birlikte geliştirilecektir.

Türkiye PATRIOT gibi bir sistemi de orta ve uzun menzil için envanterine katabilir fakat hiç bir sistem S-400 gibi çok katmanlı bir hava savunma şemsiyesi sağlayamaz. Kısa vadede S-400 çözümü orta ve uzun vadede HISAR/SIPER/ASTER çözümü Türkiye için en iyi seçim olacaktır.

N. TÜRK HAVA KUVVETLERİ AVCI UÇAKLARI

Her ne kadar hava savunma sistemlerinin hava savunmasında temel görevleri olsa da özellikle bu tür sistemler savaş zamanı aktif hale getirilir. Türk Hava Kuvvetleri hava savunmasından birinci derecede sorumlu olduğundan bu görevler hava kuvvetlerine bağlı F-16 C’lerin omuzundadır. 240 F-16 dan 190 kadarı hava hava önceliklidir. Yine de Hava Kuvvetlerinin toplam 19 savaş filosu gerektiğinde hava-hava görevi de yapabilir.

Türk Hava Kuvvetleri Kuzeyden Güneye doğru, Batıda Bandırma ve Balıkesir, Güneyde İncirlik ve Diyarbakır, Doğuda Diyarbakır ve Erzurum olmak üzere 5 Ana Jet Üssü’nde özellikle Av Filoları birincil görevdedir. Önleme filoları radarlardan gelen bilgileri Eskişehir de bulunan hava harekat merkezinden alır ve göreve göre çeşitli hedeflere yönlendirilir.

Bu filolarda özellikle Block 30 ve Blok 40 F-16 savaş uçakları 24 saat esasına dayalı olarak ikili kol uçuşunda CAP (Combat Air Patrol) görevi icra etmektedirler. Uçakların temel silahı orta/uzun menzil için AIM-120 Amraam ve AIM-9 Sidewinder füzeleridir.

Eskişehir’deki F-4 E Phantom Terminator filosu derin darbe ve ağır bombardıman, Merzifon Block 50 F-16 filosu SEAD – Düşman Hava Savunma Bastırma ve Diğer Filolardaki F-16 D tipi ise daha çok eğitim ve saldırı görevleri için kullanılmaktadır.

Yakın zamanda silahlı İHA/SİHA sistemlerine de bu görevin verilebileceği ve Hürjet’in devreye girmesi ile hava devriye görev yükünün F-16’lardan alınması planlanmaktadır.

O. TÜRK DENİZ KUVVETLERİ HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ

Konu ile ilgili ayrı bir yazımız mevcuttur. Aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Benzer Haberler

8 Thoughts to “Türkiye’nin Mevcut Hava Savunma Sistemleri”

  1. ozan

    Gerçekten kapsamlı güzel bir inceleme olmuş,elinize.emeğinize sağlık.Geçen gün TCG Anadoluda alçak hava savunma sistemi olarak Phalanx kullanıldığını öğrendim,neden korkutd değilde phalanx kullanılmış olabilir,teşekkürler.

    1. Henüz Türk Kara Kuvvetleri Korkut siteminden 40 silah sistemi sipariş etti ve teslimatların 2022’de tamamlanması planlanıyor. Ayrıca Pakistan’ın da siparişleri olduğundan bunların yetiştirilmesi gerekiyor. Phalanx sistemi elde mevcut olduğundan ve Korkut’a göre daha fazla operatif olduğundan bu sistem tercih edilmiştir. Sistem henüz yenidir ve operasyon tecrübesi kanıtlandığında (ki genelde birkaç yılı bulmaktadır) ve diğer siparişler (öncelikli olduğundan) yetiştiğinde Anadolu’da da gerekli değişikliklerin yapılması çok zor olmayacaktır.

  2. Can

    denizden atilan hava savunma füzeleri unutulmus. mk-launcherlerinden atilan rim füzeleri ne de vardi

    1. Merhaba. Konu ile ilgili ayrı bir yazımız mevcut. İlginiz için teşekkürler.

      http://www.trmilitarynews.com/turk-deniz-kuvvetleri-hava-savunma-sistemleri/

  3. Can

    benim icin su an en önemli proje siper savunma füzeleri. f35 den kat kat daha cok önemli bence.

  4. Yasin

    Güzel bir yazı olmuş. Çalışmalarınızın devamını bekleriz.

  5. Sky

    Kapsamlı bir inceleme olmuş. Teşekkürler.

Fikret Yurdakul için bir cevap yazın Cevabı iptal et